menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Okulların görünmez pandemisi: Akran zorbalığı ve dijital şiddetin anatomisi

33 0
04.04.2026

Eğitim kurumlarımız, tarih boyunca sadece bilgi aktarılan mekanlar değil, aynı zamanda karakterin şekillendiği, sosyalleşmenin başladığı güvenli limanlar olarak görüldü.

Ancak son yıllarda bu limanlarda dalgalar oldukça sertleşti. Bir uzman olarak sahada gözlemlediğim en büyük değişim; “akran zorbalığı” ve “şiddet” kavramlarının, dijital çağın getirdiği yeni araçlarla birleşerek sadece fiziksel bir tehdit olmaktan çıkıp, gençlerin ruhsal dünyasını 7/24 kuşatan bir krize dönüşmesidir.

​Zorbalığın Yeni Yüzü: Dijital Çağ Ne Değiştirdi?

​Eskiden akran zorbalığı okul bahçesiyle veya mahalleyle sınırlıydı. Mağdur öğrenci eve gittiğinde, o güvenli alana girdiğinde zorbalıktan fiziksel olarak kurtulabiliyordu. Ancak dijital çağ bu sınırları yerle bir etti. Bugün karşımızda “Siber Zorbalık” dediğimiz, mekân ve zaman tanımayan bir canavar var.

​Anonimliğin Getirdiği Empati Yoksunluğu: Ekran arkasında saklanmak, şiddet eğilimli bireyin karşı tarafın yüzündeki acıyı görmesini engelliyor. Bu durum, şiddetin dozunu “sadece bir şaka” diyerek normalleştirmelerine neden oluyor.

​Viral Mağduriyet: Bir gencin fiziksel saldırıya uğramasından daha yıkıcısı, o anın videoya çekilip sosyal medyada yayılmasıdır. Bu, mağduriyetin dijital ayak izi olarak kalıcı hale gelmesine ve gencin........

© Haberton