menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Oyuncu ve Yazar Naci Adıgüzel: “Günde 1 saatinizi hayalini kurduğunuz hayatı inşa etmeye ayırın”

6 0
06.08.2026

Oyuncu ve yazar Naci Adıgüzel, oyunculuk serüveninden yazarlığa, sanat anlayışından hayata bakışına kadar birçok konuda samimi açıklamalarda bulundu.

Muhteşem Yüzyıl ve Fetih 1453 gibi önemli yapımlarda rol alan Adıgüzel, sanat yolculuğunu, unutamadığı set anılarını ve okurlara verdiği mesajları anlattı.

Öncelikle hoş geldiniz diyor ve söyleşimizin başlangıcında bir iki cümleyle sizi tanımak istiyoruz. Bize kısaca kendinizi tanıtır mısınız?

Adım Naci Adıgüzel. Ankara doğumluyum. Bütün formel eğitimimi Ankara’da tamamladım. Üniversite bittikten bir süre sonra, profesyonel turist rehberi olarak çalışmak üzere İstanbul’a taşındım.

Oyunculuğa nasıl başladığınızdan bahseder misiniz? Hangi projelerde yer aldınız?

Aslında “Oyuncu olmak, şarkıcı olmak, yazar olmak” gibi “Bir şey olmak” başlığı altına sıkıştırılan tanımlamalardan pek hoşlanmıyorum. Ama bundan kaçamıyoruz. Benim hayatım boyunca hiç mühendis olmak, mimar olmak, bir kuruluşta müdür olmak gibi hayalim olmadı. Buna karşılık, oyunculuğun, yazmanın ve şarkı söylemenin hayalini kurmak yerine, bunları doğrudan ve yavaş yavaş hayata geçirmeyi seçtim. Dostoyevski’nin Suç ve Ceza’sını ya da ne bileyim Anatoli Ribakov’un Arbat Çocukları adılı 600 küsur sayfalık romanını odamda, yüksek sesli, tek kişilik bir tiyatroda oynuyormuş okuyordum.

Şahika Tekand’ın Stüdyo Oyuncuları adlı tiyatro okulunda 3 yıl süren bir gerçekçi ve karşı gerçekçi oyunculuk eğitimi aldım. Çeşitli dizi ve sinema filmlerinde ana karakter olarak yer aldım. En çok bilinenleri, Muhteşem Yüzyıl dizisi ve Fetih 1453 sinema filmi. Muhteşem Yüzyıl’da Venedik elçisi Tomoso Mocenico ve Fetih 1453’te de ünlü Bizans Başbakanı Lukas Notaras karakterini canlandırdım. Bu arada 2 yabancı filmde ingilizce oyunculuk yaptım.

Oyuncu olmak size ne gibi şeyler kattı?

Kabuğumu kırmamı ve hayatın içindeki ayrıntıların farkına varmamı sağladı. Hepimizin içinde var olan o ürkek sanatçının, önce başını dışarı uzatmasını, daha sonra da hayatın içine “ben” olarak dalmamı sağladı. 2. Romanım Pornai’yi yazıp bitirdikten sonra, edebiyatla oyunculuğun nasıl da iç içe geçebilen, birbirini besleyen iki disiplin olduğunu daha iyi anladım. Bence iyi bir oyuncu ve iyi bir yazar, bir patatesin nasıl iyi soyulacağının, bir çorbanın yavaş yavaş içildiğinde, ondan alınan tadın nasıl arttığının da farkında olabilen kişidir.

Oyunculukta karşılaştığınız zorluklar oldu mu?

Her oyunda ve her filmde. Bütün film oyuncularının en çok yaptığı şey beklemektir. Bekleresiniz, hep beklersiniz. Bazen sette sabahlarsınız. Bir dizi de MFÖ üçlüsünün üyelerinden Özkan’ın (aynı zamanda oyunculuk da yapıyordu) odasında baskın yapacağım sahneyi çekmek için beklerken-artık sabah olmuştu- elimde silahla uyuyakalmıştım.

Bu gibi fiziksel ve........

© Haberton