menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Sömüren mi? Sömürttüren mi?

4 0
14.04.2026

Bugün Fransa mı Afrika’yı sömürüyor, yoksa Fransızlaşmış Afrikalılar mı Afrika’yı sömürüyor?

Nijer devlet kademelerinde üst düzey yöneticilik yapmış, üniversitelerde rektörlük yapmış; Amerika ve Kanada’da doktora ve master yapmış çok kıymetli bir abim var. İlerlemiş yaşına rağmen ülkesinin gençlerine canla başla hizmet ediyor.

Bir görüşmemizde, tereciye tere satarcasına kendisine Fransa’nın Afrika’da neler yaptığını, insanları ve ülkeleri nasıl sömürdüğünü uzun uzun anlattım.

Bu yaşlı abi beni pür dikkat dinledi…

Sonra okuma gözlüğünün üzerinden bana bakarak şöyle dedi:

“Evlat… senin anlattıklarını Afrika’da bilmeyen yok. Biz bu rezilliğin, yoksulluğun, aşağılanmışlığın içinde yaşıyoruz zaten. Ama bilmek işe yaramıyor.”

Sonra asıl meseleyi tek cümlede özetledi:

“İçimizde, Afrikalı gibi görünen ama Fransızın hakkını Fransızdan daha fazla savunan bir güruh var.”

Bu kişiler etnik olarak Afrikalı, isim olarak Afrikalı, görüntü olarak Afrikalı…Ama bir açsanız içlerini, hepsi birer Fransız Truva atı.

“Biz Fransa ile elbette mücadele ederiz,” dedi.“Ama içimizdeki Afrikalı kılığına bürünmüş Fransızlarla mücadele edemiyoruz.”

Bu uzun süreli bir yarış, uzun soluklu bir mücadele.Kafasını kaldıranın, azıcık direnmeye çalışanının türlü düzenbazlıklarla susturulduğu; en son çare olarak acımasızca katledildiği aşağılık bir düzen.

O adamı dinlediğimde…

Türkiye’mde soy isimleri herkesten daha fazla Türk olan, isimleri herkesten daha fazla Müslüman görünen gavurcukları hatırladım.

Sonra dünyanın her tarafını sarmış o tanıdık hastalığı düşündüm:Her ülkenin içinde, o ülkenin kılığına girmiş insanlar…

Taktik hep aynı.Eski, bayat ama hâlâ işe yarayan bir taktik.

Onlar gibi görün,içeriden konuş,ama aslında içeriden çökert.

Ve en acısı…İnsanlar bu çirkin hileyi hep yutarlar.

İnşallah bir gün gelir de insanlar, beyaz pirincin içindeki beyaz taşı ayırt edecek ferasete kavuşur.

Çünkü zarar veren, dışarıdan gelen değil…kılıktan kılığa girip içeride saklanan o küçük ama tehlikeli taneciktir.

Sen bizi içimizdeki Türk ve Müslüman görünümlü bu gavurcuklardan koru ya Rabbi.


© Habername