menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Ne tam seküler ne de eskisi kadar dindarız…”Ümit hala var mı?” Tabii ki var…

232 0
20.04.2026

Marmara Üniversitesinden Zübeyir Nişancı ve Hüseyin Sağlam tarafından yapılan ve İsar yayınları tarafından yayımlanan TGSS (Türkiye Genel Sosyal Saha Araştırması) araştırma bulgularıyla hazırlanan “Verilerle Türkiye’de İnanç ve Dindarlık Raporu” yayımlandı. Sosyal medya platformlarında rapora çok fazla atıf da yapıldı.

Bu önemli raporla ülkemizde “inanç” ve “dindarlık” noktasında ne durumdayızın adeta bir röntgeni çekilmiş. 2615 geçerli anketle tüm bölgelere, (yoğun kent, orta yoğun kent, kırsal alan) yaş gruplarına ve eğitim düzeylerine ulaşılmış ve anlamlı sonuçlar elde edilmiş.

70 sayfanın üzerindeki raporu okumayanlar için anlaşılır bir şekilde önemli gördüğüm noktaları özetleyerek dikkatinize sunmak istiyorum:

Allah’ın gerçekten var olduğuna inanıyorum ve bundan hiç şüphem yok

Beklenenin aksine toplumumuzda Allah inancının çok net bir şekilde korunduğunu görüyoruz. İnsanımızın “’ü Allah’a inandığını” söylüyor. Başlık altına koyacağım tabloyu incelediğimizde bu başlık altında iki husus çok önemli:

Birincisi başlığımızda da altını çizdiğim “Allah’ın gerçekten var olduğuna inanıyorum ve bundan hiç şüphem yok” diyenlerin oranı ,45’ken,

“Allah’a inanmıyorum” diyenlerin oranı ise sadece %1,51’de kalıyor…

Bu kategoride önemli bir sonuçta: Kadınlarda Allah’a inanma oranı (), erkeklere kıyasla () az da olsa daha yüksek olduğu görülmektedir.

Eğitim düzeyi arttıkça “inanç” oranında kademeli bir düşüş var...

Tüm eğitim gruplarında “Allah’a inancın” yüksek olduğu görülmekle birlikte, eğitim düzeyi arttıkça inanç oranında bir düşüş söz konusu olmaktadır.

Allaha inancın en yüksek olduğu grup ile ilkokul mezunlarında görülürken, en düşük olan grup ise ile lisansüstü eğitim görmüş olanlarda ölçülmüştür.

Araştırmadan çıkan önemli bir sonuç da kırsal kesimlerde yaşayanların kentlerde yaşayanlara kıyasla Allah inancının daha yüksek olduğudur.(). Bu oran yoğun kentlerde ’e düşmektedir.

Allah inancının en düşük olduğu bölge Ege Bölgesi…

Tabloya baktığımızda Allah inancının tüm Ülkemizin her bölgesinde yüksek olduğu görülmektedir. Tüm bölgeler içerisinde Allah inancı ’la kuzeydoğu Anadolu’da ve ’le Doğu Karadeniz’de görülürken, en düşük olduğu bölge % 91’le Ege bölgesi olduğu ortaya koyulmaktadır.

Üniversite ve Lisansüstü mezunlarında ve Ege Bölgesinde “Bireylerin hayatında Allah’ın önemi” en düşük seviyede…

Çalışmada, bireylerin Allah’ın kendileri için önemine dair algı düzeyini ölçmek için katılımcılara Allah’ın hayatlarındaki önemini sorgulayan bir soru yöneltmiştir. Bu soru, dindarlığın doğrudan pratiklere ya da kimlik beyanlarına indirgenmeden, bireylerin Allah inancını yaşamlarının merkezinde nasıl konumlandırdığını anlamaya imkân tanımaktadır. Böylece Allah’a olan bağlılığın sadece mezhepsel aidiyet ya da ibadet alışkanlıkları üzerinden değil, daha temel bir varoluşsal düzeyde nasıl algılandığı ortaya konulmuş…

Bu başlık altında altı çizilmesi gereken noktalar:

Katılımcıların büyük bir çoğunluğu Allah’ın hayatlarında önemli bir yere sahip olduğunu ifade etmiştir()

Kadınların ’sı Allah’ın kendi hayatlarında “önemli” ya da “çok önemli” bir yere sahip olduğunu belirtirken, erkeklerde bu oran ’de kalmıştır.

Allah’ın kişilerin hayatındaki önemine dair yanıtlar “önemli” ve “çok önemli” seçenekleri bir arada değerlendirilerek sunulmuştur. Buna göre en yüksek oran ile ilkokul mezunları ve hiç okul bitirmemiş bireylerde görülmektedir. Ortaokul/ilköğretim mezunlarında oran , lise mezunlarında , üniversite mezunlarında , en düşük oran ise ile lisansüstü eğitim almış grupta kaydedilmiştir. Bu dağılım, tüm eğitim gruplarında Allah’ın hayat içindeki öneminin yüksek bir düzeyde vurgulandığını ancak eğitim seviyesi yükseldikçe bu oranın bir miktar azaldığını göstermektedir

Bölgeler bazında baktığımızda Allah hayatımızda “hiç önemli değil” cevabında en yüksek oran (%9) Ege bölgesi olurken “Allah'ın hayatımızdaki önemi” “çok önemli” cevabında da en düşük bölge (i) yine Ege bölgesi olmaktadır.

Doğu Karadeniz’de , Ortadoğu ve Güneydoğu Anadolu’da ve en yüksek olarak Kuzeydoğu Anadolu’da oranında Allah’ın hayatlarda önemli bir yere sahip olduğu ifade edilmiştir.

Eğitim seviyesi arttıkça dindarlık azalıyor…

Katılımcılara kendilerini ne ölçüde dindar gördüklerini belirttikleri sorulmuş (inanç ve pratiklerden bağımsız) :

Toplumun önemli bir kesimi kendisini “dindar” ya da “çok dindar olarak tanımlamış (g)

“hiç dindar değilim” veya “dindar değilim” diyenlerin oranı ise toplamda ’da kalmıştır. Katılımcıların #’ü ise herhangi bir taraf belirtmeyerek “ne dindarım ne değilim” ifadesini seçmiştir. Bu bulgular, toplumun büyük bir çoğunluğunun dindarlık ile özdeşleştiğini, fakat kayda değer bir kesimin kendisini bu........

© Habername