menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İNSANLIK SALDIRI ALTINDA

32 0
30.06.2026

Yazının başlık cümlesinin sahibi “Uluslararası Af Örgütü”nün Genel Sekreteri Anges Callamard…

Callamard Uluslararası Af Örgütü’nün “Dünya İnsan Hakları Durum Raporu”nda yer alan bulguları Londra’da kamuoyu ile paylaşırken 2025 yılında “bazı ülkelerin insan haklarının temellerini sarstığını”n altını çizdiği konuşmasında buna yol açan yaklaşımın,

Ve uluslararası hukuka uymada seçici davranma

Başlıklarında özetliyordu.

Aslında bütün söylenenler hiçbir suçu cezalandırılamayan İsrail ve o’nu kayıtsız şartsız destekleyen ABD’ye işaret ediyordu…

Callamard konuşmasında Orta Doğu’da yaşananların bu hukuksuzluk ortamının bir sonucu olduğuna vurgu yaparak, “(Orta Doğu’daki gerilim) ABD ve İsrail’in Birleşmiş Milletler şartını ihlal eden hukuksuz saldırısıyla başladı. Burada meşru müdafaa yoktur. Sivillere karşı açık bir savaşa dönüştü” şeklinde durumu özetliyor.

Callamard’ın tespitlerine burada ara vererek (yazı sonunda tekrar döneceğim) sunulan “Dünya İnsan Hakları Durum Raporu”na dönmek istiyorum.

Söz konusu raporu (ki bu rapor 406 sayfa) sizler için inceledim.

Rapor (2025-2026 durum raporu) : İkinci Dünya Savaşı sonrası kurulan ve büyük savaşta yaşanan büyük yıkımların ve acıların tekrar etmemesini hedefleyen “kurallara dayalı uluslararası düzenin” ihanete uğradığını çöküşün kapısına geldiğini tespit eden karamsar bir tablo çiziyor.

144 ülkeyi kapsama alıp “insan hakları” bağlamında inceleyen rapor, küresel ölçekli liderlerin insan haklarını çıkarları uğruna (paranoyaları ve korkuları da unutmamak şart) sıradan bir pazarlık konusu haline getirdiğini ve cezasızlık kültürünün “vahşi” bir dünya düzenini beslediğini ortaya koymaktadır.

Ben bu yazıda bu gelişmelerin en somut ve yıkıcı örneği olan İsrail’in başta Gazze olmak üzere tüm Filistin topraklarında uyguladığı soykırım ve eylemleri ABD’nin oynadığı rolü de içerecek şekilde özetlemek ve rapor üzerinden tarihe not düşmek istiyorum.

Af örgütü raporunda İsrail’in Gazze’deki eylemleri tereddütte yer vermeyecek şekilde “Soykırım” olarak tanımlanmakta ve soykırımın Ekim 2025’te karara bağlanan ateşkese rağmen devam ettiği tespiti yapılmaktadır.

2025 yılı içerisinde Gazze’de 26.791 Filistinlinin İsrail tarafından öldürüldüğü, 64.065 kişinin de yaralandığı kayıt altına alınırken kurbanların `’ının çocuk ve kadınlardan oluştuğu belirtilmektedir.

Bir günde 174 çocuk öldürüldü…

Rapor 18 Mart 2025’te, yani sadece bir günde düzenlenen saldırılarda 414 kişinin soykırıma maruz bırakıldığı ve bunların 174’ünün çocuk olduğu acı bir kayıt olarak tespit etmektedir.

Gazze’yi Yaşanmaz bir hale getirmek…

Raporda, Gazze halkının bir yandan korkunç bir katliama maruz bırakıldığı diğer yandan da yaşam koşullarının kasıtlı bir şeklide yaşamaz hale getirme stratejisinin adım adım uygulandığını tespit edilmektedir. 19 yıldır süren hukuksuz ablukanın nihai noktada sistematik bir aç bırakma politikasına dönüştüğü, Ağustos 2025 itibariyle yarım milyondan fazla Filistinlinin kıtlık seviyesinde açlığa mahkum edildiği ifade bulmaktadır. Sadece Temmuz ayında 13.000 çocuğun akut yetersiz beslenme nedeniyle hastaneye kaldırıldığı, kısıtlı sağlık imkanlarıyla müdahale edilen çocukların hayatta kalanlarının bile ömür boyu sürecek kalıcı fiziksel ve zihinsel hasarlarla yaşamaya devam edeceği tespit edilmektedir.

İsrail Gazze’de gazete ve medya çalışanlarını haber takibi yaptıkları sırada, yani gazeteci olduklarını bile bile öldürmekte sakınca görmemiş, kasten........

© Habername