Diva kelimesi özeldir, keşke bu kadar kirlenmese!
İtiraf Ediyorum: Hiç Dinlemedim, Dinleyemedim
Açık söyleyeyim; Bülent Ersoy’u hayatımda bir kez bile isteyerek dinlemedim. Bu bir önyargı değil, yıllar içinde kulağımın ve sabrımın verdiği bir karar. Sahnede bağırarak şarkı söyleyen birine tahammül edemiyorum ve bunu söylemek için müzik eleştirmeni olmama gerek yok. Bağırmak, şarkı söylemek değildir. İkisi birbirine karıştırılmayacak kadar ayrı iki eylem.
Şarkı söylemek; nefesin, tınının, duygunun ve sözün birlikte bir bütün oluşturmasıdır. Sesi yükseltmek başka, sesi kontrol ederek yükseltmek başkadır. Sahnede haykırarak, gırtlağı zorlayarak, mikrofonu da kullanarak yapılan gürültüyü “güçlü yorum” diye alkışlamak bana hep tuhaf gelmiştir. Bu, sanatı değil, sesin ham gücünü öne çıkarır. Oysa sanat, gücü değil, o gücün nasıl terbiye edildiğini gösterir. Ben yıllarımı sesin, nefesin, diksiyonun inceliğine adamış biri olarak, bağırmayı asla “performans” saymadım ve saymayacağım.
Asıl Kırılma Noktam: Türkçe
Ama beni asıl çileden çıkaran, sesin gürlüğü değil, dilin katledilmesi. Bir sanatçı sahneye çıktığında, elindeki en büyük emanetlerden biri de dildir.........
