menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kaftanın Zamana Dokunan Hikayesi

7 0
30.07.2026

Kaftan, Türk ve İslam kültürünün en köklü giysilerinden biridir. Arkeolojik buluntular ve tarihî kaynaklara göre kaftan benzeri uzun üst giysilerin MÖ 1. binyıldan itibaren Orta Asya'da yaşayan topluluklarca kullanıldığı görülmektedir. Uzun, önden açık ve belde kemerle tutturulan bu giysi türü, kaftanın ilk örnekleri olarak kabul edilir.

Hunlar, Göktürkler, Uygurlar, Karahanlılar, Büyük Selçuklular ve Anadolu Selçukluları aracılığıyla Anadolu'ya taşınmış ve buradan da Osmanlı Devleti'nde saray hayatının görkemli bir giysi parçası olmuştur.

Kaftan, Türk kültüründe sanat, dokumacılık ve estetik anlayışının da önemli bir göstergesi olmuştur. Dokumacılık zanaatının ulaştığı yüksek teknik düzey, kaftanlarda kullanılan kumaş çeşitleri ve desenlerde açıkça görülmektedir.

Bugün özellikle Topkapı Sarayı Müzesi koleksiyonunda, Osmanlı sultanlarına ait kaftanlar korunmakta ve sergilenmektedir. Saray için dokunan kumaşlar, dönemin en değerli tekstil ürünleri arasında yer almış, Osmanlı'nın ekonomik ve sanatsal gücünü yansıtmıştır.

İpek, atlas, kadife, seraser, kemha gibi kullanılan kumaş çeşitleri ile saray atölyelerinde usta ellerde altın ve gümüş simlerle dokunan motifler ve doğal boyalar, dönemin sanat ve zanaat anlayışını yansıtan giyim kültürünü, dokuma tekniklerini ve süsleme sanatını anlamak açısından büyük önem taşır.

Erkek kaftanlarında kullanılan renk ve desenler daha resmî ve simgeseldir. Kullanılan motifler çintemani, rumi, hatayi, bulut, lale ve servi olarak sıkça görülür. Gücü ve otoriteyi simgeleyen lacivert, bordo, koyu yeşil, mor, siyah ve kırmızı gibi renkler........

© Habererk