Toplumsal Ecel: Adaletin Zevali ve Mukadder Son
İslam düşünce atlasında ve sosyoloji tarihinde toplumlar, biyolojik organizmalar gibi tasvir edilir; doğar, büyür ve ölürler. Kur’an-ı Kerim, bu süreci "Her ümmetin bir eceli vardır..." (A’râf, 34) hakikatiyle mühürler.
Ancak bu "ecel", kaderin mekanik bir sonucu değil, toplumsal iradenin ahlaki ve hukuki tercihlerinin bir bedelidir. Türk toplumunun tarihsel tecrübesi ve güncel sancıları ışığında bakıldığında, çöküşün emareleri; siyasi, ekonomik ve ahlaki sütunların aynı anda sarsılmasıyla belirginleşir.
İbn Haldun’un "asabiyet" olarak tanımladığı toplumsal dayanışma ruhu, bir milleti ayakta tutan yegâne iradedir. Türk toplumunda bu ruh, "devlet-i ebed müddet" fikriyle harmanlanmış bir adalet idealine dayanır. Ancak siyasi arenada liyakatin yerini partizanlığa, meşveretin yerini ise monoloğa........
