İzzeti şerefinle dik dur
Epey bir zamandır canım yazmak istemiyor… Oysa en kolay yaptığım ve en çok zevk aldığım işlerin başında gelir yazmak. Düşündüm ve buldum nedenini.
Nedeni kendimim… Uyumda zorluk yaşıyorum, evrenselleşemiyorum, dünü inkar edemiyorum, görmezden gelemiyorum… Bayrağı düşünüyorum, vatanı düşünüyorum, toprağı düşünüyorum, ecdadı düşünüyorum, nesilleri düşünüyorum, üç kuşak kabrimizin bir yerde olmadığını düşünüyorum ve ürperiyorum.
İyi de bir ben miyim böyle düşünen? Neden çoğunluk içinde değilim, özellikle uyur numarasındakilerin? Neden hep geçmişe takılıp kalıyorum? Neden, mazinin gölgesine sığınmaktan başka ruhlarımızı ısıtacak ve yüreklerimizi soğutacak bir şey kalmamış gibi hep aynı rüyayı görüyorum?
Milletlerin egemenliği ancak yeni nesillerin bilinci ölçeğinde güç kazanır ve ilelebet yaşar fikriyatımın gölgesine sığınsam gönlüm demlenir mi acep? Gencecik yaşlarında bir ülkü uğrunda ukbaya varanların önünde baş eğsem kabul görür mü dersiniz?
Ve durdum ve düşündüm ve kaldım. “Unutulanlar dışında yeni bir şey yok” sözünü hatırlayınca, 2004 yılında........
