Bir marştan daha fazlası: Sabir Karger ve Türk dünyasının ortak hafızası
Bazı isimler vardır; yalnızca sanatçı değildir. Bir coğrafyanın sesi, bir milletin hafızası, bir medeniyetin taşıyıcısıdır.
Mehmet Sabir Karger işte tam olarak böyle bir isim.
1957 yılında Güney Türkistan’ın Andhoy şehrinde, kalabalık bir Özbek Türkü ailesinin çocuğu olarak dünyaya gelen Karger’in hikâyesi, aslında Türk dünyasının da hikâyesidir. Çocuk yaşta eline aldığı iki telli dutar, onun sadece bir müzik aleti değil; bir kimlik, bir hafıza ve bir direniş dili kurmasının başlangıcı olmuştur.
Bugün geriye dönüp baktığımızda, 6 yaşında başlayan o yolculuğun, yalnızca bir sanat serüveni değil; kültürel bir seferberlik olduğunu daha net görüyoruz.
1977’de Türkiye’ye gelişi ve ardından Hacettepe Üniversitesi’ndeki eğitimi… Bir yandan akademik hayat, diğer yandan gönlünde taşıdığı Türkistan ezgileri… Ve 1982’den itibaren TRT ekranlarında duyulmaya başlayan o ses…
Bu bir tesadüf değil; bu, köklerini unutmayan bir sanatçının bilinçli yürüyüşüdür.
Karger’i........
