Zik_Zak Kuşağı...
Kuşaklar büyük bir buluşla kendilerini harflerle isimlendirdiler. Biz 50/60 yaşlarından fazlasını yaşamış insanlara, burun büken Z kuşağının kulağına biraz kar suyu kaçıralım, ne dersiniz? Okuyarak mı, yoksa yaşayarak mı hayatta yer alırız derdik. Şimdi ise sanaldan, ekrandan görerek mi tecrübe kazanıyorlar? Ben yaşayarak diyorum. Yaşarken okuduklarımızı, gördüklerimizide içine katarsak güzel olgunlaşırız. Öyle olmaz mı? Gerçek hayat kuramı(teoriyi) her zaman aşar. Hafızamız yaşananları daha çok hatırlar. İyisini de, kötüsünü de. Emek verdiğimiz, çabaladığımız, zaman harcadığımız, yorulduğumuz şeyler kıymetlenir. Unutması zordur. İstersen yüzlerce kitap okuyalım yaşanmışlığa denk gelmeyip, çözümsüz kalabiliyoruz. Unuttuk sandıklarımızı hayat karşımıza çıkarınca yaşanmışlıkla daha kolay çözümleyebiliyoruz. Böylece de ayaklarımızı daha sağlam basabiliyoruz. Siz kendinize Z kuşağı diyorsunuz ya o öyle değil siz zik_zak kuşağısınız. Siz görerek, okuyarak hayatın içindesiniz. Biz yaşayarak öğrendik, öğrendim. Başkalarının yazdıklarını okurken, kendi yaşamımızı yazdık. Sanaldan değil içinde yaşadık. Büyüklerinizi biraz dinleyin emi. Hayat, her şeyi deneyimleyerek öğrenecek kadar uzun değil çünkü. Faydalanın beğenmediğiniz bizim kuşaktan. Hem de bedava. Bizlere yetersiz ve bilgisiz diye bakmıyorsunuz ya, bizler çoookk konuda yaşadıklarımızı, tecrübeyle birleştirerek okuduklarımızla perçinleyip hayatı yoğurup yaşadık, yaşıyoruz. Sizler akvaryumdaki balık, seradaki bitkiler gibisiniz. Bizlerse orman ağaçları gibiyiz. Hiç öyle kendinizi........
