Siyasette Dargınlık Olur, Düşmanlık Olmaz
Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli herkesi şaşırtmaya devam ediyor. Şahsen ben çok şaşırmıyorum. Zira Sayın Devlet Bahçeli’nin yazılımı ile bizlerin yazılımı çok farklı değil. Dost ve düşman tanımı, olaylara karşı tutum ve davranışlarımız gerçekten birbirine benziyor. Belki çözüm önerilerinde, usul ve yöntem noktasında aynı yerde olmayabiliriz. Zaman zaman çelişkilerimiz de ortaya çıkabilir. Ancak işin özünde Sayın Devlet Bahçeli’nin gerçekten iyi bir vatansever olduğundan hiçbir zaman kuşkum olmamıştır. Eminim ki o da bizimle ilgili aynı şeyleri düşünüyordur.
Derler ya her yiğidin bir yoğurt yiyişi vardır. Benim yoğurt yiyişim İYİ Parti Genel Başkanı Musavat Dervişoğlu’nunkine daha uygundur. Birçok açıdan Dervişoğlu’nu kendime daha yakın bulduğumu da açıkça ifade ederim. Ancak eğriye eğri, doğruya doğru demek ilkemden asla hiçbir zaman vazgeçmedim. Kimin doğru bir işi varsa alkışlarım, kimin yanlış bir işi varsa da eleştiririm. Bizim siyaset anlayışımız kişiler üzerinden değil, doğrular ve yanlışlar üzerinden yürür.
İnsan bazen öfkeyle kalkıp zararla oturduğu anlar yaşayabilir. Bu hem siyasette hem hayatta vardır. Ancak Türk devlet geleneğinde çok önemli bir anlayış vardır: Devlet ebed müddet için bazen baba evladını, bazen evlat babasını feda eder. Bu anlayışı iyi kavradığımızda ülkücülerin ve Türk milliyetçilerinin zaman zaman birbirlerine olan dargınlıkları ve kırgınlıkları daha iyi anlaşılır.
Bizim geleneğimizde ebedi dargınlık yoktur. Ama her şeye rağmen beraber olmak gibi bir anlayış da yoktur. Ancak öze dönüş vardır. Ve öze dönüşün oluşturduğu sevgi her zaman yaşayıp gider.
Bugün Sayın Devlet Bahçeli’nin Muhsin Yazıcıoğlu’nun kabrini ziyaret etmesi hiç kuşkusuz birçok insanın kalplerini yumuşattı. Bu tavrından dolayı gönülleri fethettiğini düşünüyorum. Tabii ki her şeye tepki göstermek alışkanlığı olanlar “Şimdiye kadar neredeydi?” diye meseleyi yine olumlu bakmak yerine olumsuz değerlendirmeye devam edebilirler. Ancak böyle yorumların neye hayır getireceği de ayrıca tartışılır.
Ben kendi adıma Sayın Devlet Bahçeli’ye teşekkür ediyorum ve alkışlıyorum.
Bir bebek katiline karşı sergilediği davranış biçimi ve sarf ettiği sözler mutlaka ben dahil hepimizi çok düşündürdü, hayretler içerisinde bıraktı. Fakat bu duruşun ve bu tutumun sonuçları henüz ortaya çıkmadı. Sonuçlarını gördüğümüzde eminim ki birçoğumuz farklı yorumlar yapabiliriz.
Türk milliyetçiliği hareketinin tarihinde çok tartışmalar, çok kırgınlıklar, çok ayrılıklar olmuştur. Ama hiçbir zaman bu hareketin insanları birbirini düşman görmemiştir. Çünkü bu hareketin kavgası koltuk kavgası değil, memleket kavgasıdır.
Bu yüzden Türk milliyetçileri arasında tartışma olur, kırgınlık olur, ayrılık olur;
Çünkü herkes bilir ki günün sonunda herkesin döneceği yer aynıdır:
Türk milleti ve Türk devleti.
