Ulema özgürlüğünü kaybedince
Suçlayarak susturmak geçmişten beri siyaset kurumunun kullandığı silahlardan biridir. Onun için İslam dünyasında yönetenleri denetleyen etkili bir muhalefet geleneği oluşmadı. Her türlü eleştiriye tehdit olarak bakıldı, oklarını iktidara çevirenler türlü suçlamalarla susturuldu.
Geçmişte zındıklık, dinden çıkma,dini sapkınlık gibi suçlamalar kullanıldı, şimdide bunların yanında terör örgütleri ile irtibat ve iltisak kullanılıyor. Cezalandırma ve dinden çıkma korkusu toplumsal sorunları konuşmayı, iktidarların yanlışlarını dile getirmeyi engelledi, bu da her türlü olumsuzluğu kalıcı hale getirerek bir anlamda gelenekleştirdi. Bu -dinle korkutma- sadece siyasi hayatı etkilemedi, fikir ve düşünce hayatını da etkiledi.
Ahmet T.Kuru, "İslam Otoriterlik ve Geri Kalmışlık" isimli son derece değerli çalışmasında, İslam dünyasında geri kalmışlığın sebeplerinden birinin,devletle ulemanın izdivacı olduğunu söyler. 11.yüzyıla kadar ulema özgür olduğu ve doğruları söyleyebildiği için İslam dünyası altın çağlarından birini yaşamıştır. Bu tarihten sonra devlet kontrolüne giren ulema özgürlüğünü kaybetmiş, din siyasetin paratoneri haline gelmiştir. Devlete göre din,........
