menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

ALLAH’IN AFFETME DİĞİNİ SİZ HANGİ HAK VE YETKİYLE AFFEDİYORSUNUZ?

22 0
15.08.2026

Bu ülkenin Meclisinde alınacak her karar, yalnızca bir siyasi hesabın değil, milletin vicdanının da karşısında durur.

Allah’ın affetme diğini siz hangi hak ve yetkiyle kullanıyorsunuz?

Elbette devletin kanun yapma yetkisi vardır. Elbette Türkiye Büyük Millet Meclisi yasama yetkisine sahiptir.

Ama hiçbir makam, hiçbir siyasi irade, hiçbir çoğunluk; şehidin hakkını, yetimin gözyaşını, annenin feryadını ve hayatını kaybeden insanların hesabını kendi iradesiyle yok sayma hakkına sahip değildir.

Çünkü devletin adalet yetkisi vardır; fakat ilahi adaletin sahibi devlet değildir.

Allah’ın rahmeti sonsuzdur.

Allah’ın affı sonsuzdur.

Ama kul hakkı meselesi başka bir meseledir.

İnsanların canına, hayatına, ailesine, geleceğine kastedenlerin hesabı konusunda karar verirken insanın haddini bilmesi gerekir.

Bugün Meclis’te konuşulan düzenlemeye ilişkin en büyük itirazım tam da buradadır.

Birileri “toplumsal bütünleşme”, “barış” veya “Terörsüz Türkiye” diyebilir.

Barış kimin adına yapılmaktadır?

Bedelini kim ödemiştir?

Hakkı kimin adına bağışlıyorsunuz?

Şehidin hakkı sizin şahsi malınız mı?

Yetimin hakkı sizin siyasi tasarrufunuz mu?

Ananın gözyaşı bir kanun maddesiyle silinebilir mi?

Bir insanın hayatı, bir başka insanın siyasi hesabında pazarlık konusu yapılabilir mi?

Devlet intikam devleti değildir. Ama devlet, adalet devletidir.

Adalet ile affı birbirine karıştırırsanız, yarın bunun bedelini yalnızca bugünün siyaseti değil, gelecek nesiller de öder.

Üstelik burada çok daha ağır bir ahlaki soru vardır:

Siz kimi affediyorsunuz?

Milletin hakkı üzerinde karar veriyorsunuz.

İşte asıl tehlike burada başlıyor.

Bir........

© Habererk