menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Irkçılık felakettir

209 0
20.03.2026

Türk milliyetçiliğini ırkçılığa dönüştürmek Fransız ihtilali gibi ülkemizin felaketi olur. İkinci bir Fransız ihtilalini yaşamamamız gerekir. Birinci Fransız ihtilali Türk devleti Osmanlı'nın yıkılışınının başlangıçı oldu. İkincisi de Turkiyeye bela olur. 

Türk milliyetçiliği, ülkücülüğün ayrılmaz bir parçasıdır; ancak ülkücülük bundan daha geniş bir anlam taşır. Çünkü o, yalnızca bir kimlik değil, aynı zamanda bir medeniyet tasavvuru ve inşa iradesidir.

“Ülkücüyüm” dediğinizde; ırkçılığı reddeden, birleştirici, kuşatıcı ve pozitif bir Türk milliyetçiliğini benimsemiş olursunuz. Bu anlayış; Turan ülküsünü, güçlü ve müreffeh bir Türk milletini, birlik ve beraberliği, üniter devlet yapısını, toprak bütünlüğünü, Türkçeyi, bayrağı, vatanı ve millî-manevî değerleri esas alır. Ülkücülük, ayrıştıran değil birleştiren; yıkan değil inşa eden bir fikrî disiplindir.

Ancak ne yazık ki Türk milliyetçiliği, ülkücülüğün bu geniş ve derin perspektifinden koparıldığında, hamasetle beslenen dar ve dışlayıcı yaklaşımların, hatta ırkçılık tehlikesinin ortaya çıkması mümkündür. Tarihsel süreçte özellikle 1789  Fransız İhtilali sonrasında yükselen aşırı milliyetçilik akımları, çok uluslu imparatorlukları derinden sarsmıştır. Bu sürecin etkileriyle Balkanlar, Orta Doğu ve Afrika’da büyük kırılmalar yaşanmış; nihayetinde bir Türk devleti olan Osmanlı İmparatorluğu'nun yıkılışı gerçekleşmiştir.

I. Dünya Savaşı sonrasında ise Türk milleti, Sevr Antlaşması ile adeta yok edilmek istenmiş, vatan toprakları işgale uğramıştır. Ancak Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde verilen Kurtuluş Savaşı ile bu dayatma yırtılıp atılmış; Anadolu son kale olarak korunmuş ve bağımsızlık yeniden tesis edilmiştir.

Bence, Türk milliyetçiliği üzerinden ırkçılık inşaa etmek akıl tutulması, bilerek veya bilmeyerek bir ihanettir. Gerçekte ise Türk milliyetçiliği ihaneti değil Turan ülküsünü, sevgiyi, Türk milletinin güvenliğini, refahını, bağımsızlığını, güçlü olmasını,  birlik ve beraberliğini inşaa etmek sevdasıdır. 

Günümüzde ise savaşların mahiyeti köklü biçimde değişmiştir. Artık mücadeleler yalnızca cephede, at sırtında ya da klasik kara savaşlarıyla yürütülmemektedir. Teknoloji, ekonomi, enerji, bilgi, psikolojik harp teknikleri ve algı yönetimi; modern savaşların temel unsurları hâline gelmiştir. Bu nedenle tehditler daha karmaşık, daha çok boyutlu ve daha derindir. Hamaset ile ırkçılık temelleri atmak bize büyük zararlar verir. 

Bu yeni dünya düzeninde güçlü olabilmek; sadece askerî kapasiteyle değil, aynı zamanda bilimsel üretim, ekonomik bağımsızlık, teknolojik gelişmişlik ve stratejik akılla mümkündür. Küresel güç dengelerinde söz sahibi olabilmek için, her alanda nitelik ve kapasite artırımı bir zorunluluktur.

Bu çerçevede; Türkçe düşünen ve dünyayı kendi değerleriyle okuyabilen bir bilinç inşa etmek, ırkçılığı kesin bir şekilde reddetmek, demografik gerçekleri dikkate almak, birlik ve beraberliği korumak, stratejik akıl ve sabırla hareket etmek büyük önem taşımaktadır. Askerî, siyasi ve ekonomik alanlarda küresel ölçekte güçlü bir Türkiye inşa etmek; ülkücülük anlayışının temel hedeflerinden biridir.

Sonuç olarak; millî ve manevî değerlere bağlı, ahlaklı, imanlı, dürüst ve bilgili nesiller yetiştirmek, yalnızca bir ideal değil; aynı zamanda tarihsel tecrübelerin ve çağın gerekliliklerinin ortaya koyduğu stratejik bir zorunluluktur. Ülkücülük, bu yönüyle geçmişten ders alan, bugünü doğru okuyan ve geleceği inşa etmeyi hedefleyen bir medeniyet yürüyüşüdür.

Türk milliyetçiliğini ırkçılığa dönüştürmek bizim için ikinci Fransız ihtilali belası olur. Bu felaketi yaşamamalıyız.


© Habererk