menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Taht ve baht

10 8
01.02.2026

Haliç’in kuzey yakasındaki Sütlüce’den bir kayıkla Eyüp iskelesine gelirseniz, kubbe ve minarelerin şekil verdiği muhteşem bir siluetle karşılanırsınız. Bu silueti oluşturan yapıların başında Reşadiye Mektebinin denize değecekmiş hissi veren sekizgen yapısı, bu yapıyı örten muazzam kubbesi ve hemen yanındaki Sultan Reşat Türbesi gelir.

Sultan Reşat, İstanbul’un fethedilip payitaht yapılmasından sonra tahta çıkan Padişahlar içinde mezarı sur dışında olan tek, aynı zamanda İstanbul’a gömülen son Padişahtır.

1844 yılında Çırağan Sarayında doğdu.

Babası Abdülmecit ve amcası Abdülaziz’in saltanat yıllarında son derece rahat ve serbest bir şehzadelik hayatı yaşadı. Ağabeyi Abdülhamit’in iktidarı ile birlikte veliaht konumuna yükselince durumu değişti. Kendisinden önceki iki padişahın da darbeyle indirilişine şahit olan Sultan Abdülhamit, “şer odaklar” tarafından ifsat edilmesinden endişe duyarak ona sıkı bir gözetim ve denetim uyguladı. Arada bir Balmumcu’daki çiftliğe gitmesinin dışında başkalarıyla görüşmesini ve İstanbul’da gezmesini yasakladı.

Bu kapalı hayat, kişiliği üzerinde derin etkiler yaptı. Veliahtlık günlerini daha çok şiir ve edebiyatla uğraşarak geçirdi. Kendini Fars edebiyatının derinliğine ve Mevleviliğin sükûnetli denizine bıraktı.

Kamuoyunda görülmeye başlaması İkinci Meşrutiyetin ilanıyla oldu. 1908’den itibaren “Veliaht-ı Saltanat” unvanıyla resmi devlet törenlerine ve protokollere katılmaya başladı. Önemli hadiselerle ilgili beyanatlar verdi. Güler yüzlü ve sempatik bir adamdı. Kolay diyalog kuruyor, halk arasına katılmayı seviyordu.

Bu hâl dokuz ay sürdü.

Miladi Takvimle 13 Nisan 1909, o gün kullanılan Rumi Takvimle 31 Mart 1325 günü payitaht karışıverdi.

Tarihe, “31 Mart Vakası” olarak geçen bu kargaşa sonrası Selanik’ten yola çıkan Hareket Ordusu İstanbul’a gelip yönetime el koydu.

Meşrutiyetin ilanıyla başlayan örtülü iktidar oyunu da bu karanlık hadiseyle birlikte sona ermiş oldu. İttihat ve Terakki Cemiyeti, çoğunlukta olduğu Meclis-i Umumi-i Milli’yi kullanarak Sultan II.........

© Haber7