menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

“Stratejik derinlikten” trajik sona!

19 0
31.07.2026

Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu…

Abdullah Gül’ün “başdanışmanı”, Başkan Erdoğan’ın ise “Dış Politika Danışmanı”ydı.

AK Parti’nin hem “ideoloğu” hem de “dış politika yapıcısı” olarak biliniyordu.

İngilizce, Almanca, Arapça ve Malayca bilen,

“Zekâsının zekâtını verse, CHP’yi ihya edeceği” söylenen Davutoğlu, kamuoyunca tanınmaya başladığı dönemlerde, Türkiye’nin dış politika stratejisini incelediği “Stratejik Derinlik” adlı kitabıyla büyük övgüler alıyordu.

Coğrafi konumu, Osmanlı mirası ve kültürel bağlarından gelen “stratejik derinlik” sayesinde Türkiye’nin, Batı’ya bağımlı bir kenar ülke yerine yeniden “merkez ülke” olabileceğini savunduğu tezleri, o dönem hepimizin hoşuna gidiyordu.

Bu yüzden hızla popülaritesi arttı ve partide “ikinci adam” konumuna yükseldi.

“Başbakan” olacağının kesinleştiği günlerde ise şimdilerde firari olan Amberin Zaman’a konuşan Ahmet Davutoğlu’un eski öğrencisi Doç.Dr. Behlül Özkan, ilginç bir uyarı yaptı.

“Davutoğlu nasıl bir başbakan olacak?” sorusuna cevap veren Özkan;

 “Davutoğlu siyasi idealleri olan bir politikacı. Asla bir emanetçi olmayacaktır. Eğer yeterli bir süre AK Parti içinde liderliğini devam ettirebilirse partiye damgasını vuracağını tahmin ediyorum” ifadelerini kullandı.

Başbakan olduktan iki ay sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Başmüşavir” olarak Başbakanlık’ta bıraktığı ve yapılan tüm toplantılara katılan bir “danışmanı”na bile tahammül edemediği yönünde iddialar dolaşıma girdi.

Davutoğlu’nun ekibinin ise “Toplantıların özetini Beştepe’ye taşıyor” gerekçesiyle söz konusu danışmanı “Köşk’ün köstebeği” diye yaftaladığı öne sürüldü.

Hatta sırf bu yüzden Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Ak Parti’ye “gece baskını” yaptığı bile iddia edildi.

Davutoğlu her ne kadar, “Biz kader arkadaşıyız. İlişkimize içeriden ya da dışarıdan fitne sokulmasına asla izin vermem” dese de “Başbakanlık” koltuğunda oturduğu süre zarfında hep “kader arkadaşlığını” gölgede bırakacak davranışlar içerisinde yer aldı.

AK Partinin asıl sahibi gibi hareket etti.

Yaptığı açıklamada, "Cumhurbaşkanımızla tam bir uyum içerisindeyiz ve Cumhurbaşkanımızla aramızdaki bu uyumun bozulmasına hiçbir şekilde izin vermeyiz" dese de gereken “uyumu” göstermeye........

© Haber7