menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Suç işleme cesareti kırılmadan suçla mücadele edilemez

14 0
02.10.2026

Bir insanın suç işleme cesareti nereden beslenir? Öfkeden, hırstan, cehaletten, ahlaki zaaftan ya da çürümeden, özentiden, yakalanmayacağını düşünmesinden, ekip çalışmasından, “iyi bir avukatla kısa sürede tahliye olurum” inancından, bağlantıları aracılığıyla yargıyı etkileyebileceği varsayımından, yaptığının yanına kalacağı inancından? Hangisinden ya da hangilerinden?

Mesela adı, ünvanı, kimliği ne olursa olsun; bir insan kendi varlığını başkasının emeğini, birikimini ve geleceğini sömürerek büyütmeye nasıl cesaret eder? Başkasının kaybını kendi kazancına dönüştürmeyi nasıl içine sindirir? Para hırsı, insanı hangi noktada başkasının yok oluşuna karşı duyarsızlaştırır?

Bir insan, mensubu olduğu üstelik helal kazancı her şeyin temeline koymuş bir inanca yönelik nefretin objesi hâline nasıl gelir? Yüksek bir makama atandığı için tüccar olan eniştesinden ticareti bırakmasını isteyen, zararına mukabil de köşkünü eniştesine devreden bir devlet adamı profilinden bu noktaya hangi ara geldik?

Ya da rüşvet, ihale, zimmet, kamu zararı iddialarını, gayriahlaki demenin bile hafif kaldığı iğrenç ilişkileri ele alalım. Seçimle gelen bir yönetici, bu tür kirli ilişkiler ağının içine, hiçbir tereddüt göstermeden, gönül rahatlığıyla nasıl konumlanır? Makamına mı güvenir? Partisine mi? Aldığı oya mı? “Nasıl olsa taraftarım beni savunur, dosya siyasi kavganın içinde kaybolur” diye mi düşünür?

Son altı ayın haberlerine bakın: Şu kadar ilde şu kadar operasyon… Şu kadar örgüt çökertildi, şu kadar kişi yakalandı, şu kadar milyarlık mal varlığına el konuldu.

Ekranda sirenler, koçbaşları, sıra sıra kelepçeler.........

© Haber7