‘Neokon baronu’ Graham’ın 15 Temmuz portresi
Tam on yıl önce bugün, 15 Temmuz 2016’da, bu aziz millet canını siper ederek tankların önüne yatarken…
Jetlerin ses dalgaları Ankara ve İstanbul semalarını yırtarken…
Washington’daki ofislerinde kahvesini yudumlayıp “bekle-gör” uykusuna yatanlar kimlerdi? On yıl boyunca FETÖ’nün elebaşını Pensilvanya’daki lüks mâlikanesinde saklamak, iade taleplerini bürokrasi lâbirentlerinde boğmak için Kongre’yi adeta bir koruma kalkanına çeviren akıl kime aitti?
Cevap uzağımızda değil…
Türkiye’ye yönelik sistematik düşmanlığın, ikiyüzlü neokon siyasetinin ve Siyonist lobiciliğin Washington’daki en hararetli, en pervasız sözcüsü Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham, 71 yaşında geride şaibelerle dolu bir ölüm ve kanlı bir miras bırakarak öldü.
Tam da bizim millî irademizin küresel çetelere ve onların yerli işbirlikçilerine karşı kazandığı o şerefli zaferin, 15 Temmuz’un 10. yıldönümünde!
İlâhi adaletin tecellisi midir bilinmez ama bu ölümün zamanlaması bile küresel şer odaklarının Türkiye üzerindeki hesaplarının nasıl birer birer patladığının, o kibirli düzen kurucu iddialarının nasıl çöktüğünün adeta kozmik bir göstergesi…
Graham’ın kimlerin adamı, kimlerin aparatı olduğu zaten kabak gibi ortada. Ölüm haberi geldiğinde İsrail’de adeta ulusal yas ilan edildi. Eli kanlı soykırım faili Netanyahu arkasından "Çok sevgili bir dostumu kaybettim, İsrail en büyük destekçisini yitirdi" diye ağıt yakarken; Cumhurbaşkanı Herzog, Graham'ın en zor zamanlarda İsrail'in arkasında duruşunu sarsılmaz bir sadakat örneği olarak nitelendirip taziye sırasına girdi.
Karşımızda Gazze’deki katliamları meşrulaştırmak için televizyon ekranlarında "Biz II. Dünya Savaşı’nda Alman kentlerini nasıl tamamen yok ettiysek, müttefikimiz İsrail de Gazze'de aynısını yapabilir" diyecek kadar gözü dönmüş, vicdanını ve insanlığını Siyonist lobilerin dolarlarına satmış bir savaş çığırtkanı duruyordu. Graham için insan hakları, uluslararası hukuk ya da bebek ölümleri hiçbir şey ifade etmiyordu; onun tek pusulası, emperyalist projelere ve İsrail’in sınırsız genişleme politikasına bekçilik yapmaktı.
Tabii bir de madalyonun öbür yüzü var: İslâm dünyası ve ezilen coğrafyalar. Graham’ın ölüm haberi İran devlet televizyonlarında "İran düşmanı, azılı savaş........
