menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’la Şam’da 30 saat/Şam

61 0
15.09.2026

Cuma günü Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Öncü Keçeli, her zamanki nazik ve zarif üslubuyla bendinizi Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın Şam gezisine davet edince, hiç tereddüt etmeden bundan memnun olacağımı ifade edip, daveti kabul ettim. Ve Pazar günü Bakan Fidan’ı taşıyan uçakla Ankara’dan Şam’a havalandık. Şam’a inip de görüşmelerin yapılacağı Tişrin Sarayı’na doğru giderken birden aklıma düştü… 8 Aralık 2024’de Suriye’de, yaklaşık olarak 10 gün gibi kısa bir sürede ve dünyanın şaşkın bakışları eşliğinde, 62 yıllık BAAS rejiminin çöküşüyle sonuçlanan devrimin hemen ardından, Eski adıyla Muhammed El Colani, yeni ve gerçek adıyla Ahmed Eş Şara’nın Şam’a biraz yüksekçe bir yerden bakan Başkanlık Sarayı’nda ağırladığı ilk isimlerden biri Dışişleri Bakanı Hakan Fidan olmuştu. Aklıma düşen şey, orada verilen poz ve bu pozun uluslararası medyada haber oluş biçimiydi. Ahmed Şara, ilk defa Hakan Fidan’la yaptığı o görüşme sırasında takım elbise/kravatla kameraların, fotoğraf makinalarının karşısına geçmişti ve basında o elbise ve kravatın Fidan tarafından orada giyinip o pozu vermesi için hediye olarak getirildiği yönünde haberler çıkmıştı. Şam’daki programlar sırasında fırsat bulduğum bir anda, bu haberleri hatırlatınca Bakan Fidan, gülümseyerek mukabelede bulundu. Esasen, o fotoğrafın sembolik anlamı dikkat çekiciydi tabi. Yıllarca haki renkli kamuflajıyla ve başka bir kimlikle boy gösteren Colani/Şara, takım elbise kravatıyla, “Uluslararası arenada muhatap alınmaya hazırım” mesajını vermiş oldu. Bu sembolik pozun Türkiye’nin Dışişleri Bakanı ile birlikte verilmesinin uluslararası medyada haber olması ise, Suriye’deki yeni yönetimin Türkiye’nin yön göstericiliği ile yola devam edeceğine dair bir mesaj olarak algılanmasıyla alakalıydı. BASIN TOPLANTISININ ORTAK GÜNDEMİ: İSRAİL TEHDİDİ Pazar gün Bakan Fidan Şam Havalimanından doğruca görüşmelerini yapacağı Tişrin Sarayı’na geçti. Suriye Dışişleri Bakanı ile yapılan görüşmenin ardından iki bakan açıklamalar yapmak üzere basının karşısına geçti. Suriyeli Bakan Şeybani, sözlerine ‘vefa’ mesajı vererek başladı. “Türkiye’nin öncülüğü, Suriyelilerin ulusal hafızasında daima yerini koruyacaktır” dedi. Devamında yine SDG entegrasyonu meselesinde, Türkiye’nin de benimsediği perspektifi yansıtacak şekilde, “Tek bir ulusal ordu oluşturma, silahların meşru kurumların elinde toplanması ve Kuzeydoğu’nun tamamen Suriye’ye ait bir süreç kapsamında ulusal bütünlüğe yeniden dahil edilmesi yolunda kararlı adımlarla ilerliyoruz” dedi. Türkiye ve Suriye’yi temsilen basının huzurunda konuşan iki bakanın benzer cümlelerle dikkat çektiği bir husus daha vardı: İsrail tehdidi… Hem Fidan, hem Şeybani, İsrail’in Suriye’ye dönük ‘kötücül’ emellerini ifşa eden beyanlarda bulundu. Bizim Dışişleri Bakanı, “Bir tane olumsuz tablo var bölgede, dünyaya umut veren Suriye varken, Suriye’nin istikrarsızlaşması için gayret gösteren bir aktör var, o da İsrail” dedi. Ev sahibi Suriyeli Bakan ise, benim sorum üzerine 18 Ağustos’ta İsrail’in Türkiye sınırına yakın Ebu Zuhur Hava Üssü’na yaptığı saldırıya atıfla şunları söyledi: “Suriye-Türkiye yakınlaşmasını engelleme çabası, bölgeyi zayıflık ve........

© Haber7