menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

‘Hakemlik’ rolü ile Türkiye’nin dış politika kazanımları

16 1
03.02.2026

Son haber şu:

Türkiye, savaşın eşiğindeki iki ülke ABD ve İran arasında arabuluculuk rolüne soyunmuş durumda.

Bu misyonun ciddiyetini, o eşikten biraz olsun uzaklaşıldığına dair son verilerle teyit edebiliyoruz.

Geçen hafta Trump’ın emriyle Amerikan ordusunun İran’ı akşam sabah vurabileceğine dair bir ortam var iken, şimdi o atmosfer biraz olsun değişmiş gibi duruyor.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi’yi kabul etti.

Bu arada Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, ABD’nin Ankara Büyükelçisi Tom Barack ile İran Dışişleri Bakanı arasında mekik diplomasisi yöntemiyle arka arkaya görüşmeler yaptı.

Gelinen noktada, Trump’ın bir diğer özel temsilcisi Steve Witkoff’un katılımıyla Türkiye’de bir yerde ABD ile İran’lı tarafların bir araya gelmesi ihtimali ufukta belirdi.

TÜRKİYE’NİN DURUŞU… NEREDE BİR YANGIN VARSA HAZIR KITA BEKLEYEN İTFAİYECİYE BENZİYOR.

Türkiye’nin son yıllarda değeri ve ağırlığı daha da artan bu arabuluculuk/kolaylaştırıcılık rolü, ne bu son krizle başlamış durumda ne de bununla bitecek gibi görünüyor.

2018’den itibaren öncelikli olarak kendi ikili problemlerini problemli alandan önemli ölçüde çıkartan, (Körfez Ülkeleri ve Mısır’la normalleşme örneğinde olduğu gibi) eş zamanlı olarak bölgesel gerilimleri düşürme odaklı bir politikaya yönelen (Doğu Akdeniz krizinden çıkışta olduğu gibi) bir yandan geleneksel müttefikleriyle ilişkilerini yeniden rayına oturtmaya odaklanırken, eş zamanlı olarak o müttefiklerin her dediğine de eyvallah demeden (Rusya/Ukrayna savaşındaki dengeli tutumu gibi) ilerleyen, hem rasyonel, hem de çıkarları (memleketin ve halkın çıkarı) gözeten bir dış politika........

© Haber7