Hangi Laikliği Savunuyorsunuz?
Laiklik kavramını kalkan yaparak bu milletin inanç dünyasına müdahale etmeye kalkışanlar, geçmişte Türkiye’ye büyük zarar verdiler.
Bu alışkanlıklarından vazgeçememiş olacaklar ki, toplumsal barışı zedeleme pahasına bir bildiri yayımlayarak yeni bir gerilimin fitilini ateşlediler.
168 kişinin imzasıyla gündeme gelen “Laikliği Savunuyoruz” başlıklı bildiri incelendiğinde, metnin sahici bir hassasiyetten çok ideolojik bir saikle kaleme alındığı açıkça görülmektedir.
Özellikle Millî Eğitim Bakanlığı’nın okullarda gerçekleştirdiği Ramazan etkinliklerinin hedef alınması, meselenin laiklik savunusundan ziyade dinî ve kültürel değerlere yönelik bir düşmanlıkla ilgili olduğunu gayet açık biçimde ortaya koymaktadır.
Aslında laiklik; devletin bütün inançlara eşit mesafede durması, vatandaşın din ve vicdan özgürlüğünü teminat altına alması demektir.
Oysa söz konusu bildiride Ramazan ayına dair kültürel ve pedagojik etkinliklerin “laikliğe aykırı” gösterilmesi, bazı bağnaz kesimlerin laikliği kendi ideolojik zaviyelerinden yorumlamaya devam ettiklerinin açık bir göstergesidir.
Ramazan’dan neden rahatsızsınız?
Millî Eğitim Bakanlığı’nın Sayın Yusuf Tekin öncülüğünde yürüttüğü çalışmalar, akademik başarıyla birlikte kültürel kimliği ve medeniyet bilincini de önceleyen bir eğitim vizyonunu ortaya koymaktadır.
Ramazan ayı vesilesiyle yapılan etkinlikler de paylaşma, yardımlaşma, sabır, merhamet ve toplumsal dayanışma gibi evrensel erdemleri çocuklara kazandırmayı amaçlayan pedagojik faaliyetlerdir.
Bu etkinlikleri “laikliğe aykırı” olarak yaftalamak, pedagojik bir faaliyeti ideolojik bir öfkeyle okumaktır.
Üstelik başka dinlere veya kültürlere ait ritüellerin eğitim ortamlarında “çok kültürlülük” adına alkışlandığı bir zeminde, Ramazan etkinliklerine karşı böylesi bir öfke dili kullanılması açık bir çifte standardı göstermektedir.
Laiklik........
