Tarladan sofraya sistemini gözden geçirmeliyiz
Manisa’nın Akhisar ilçesindeyim, yıl 1979.
Kavurucu yaz mevsimi ile ramazanın içiçe girdiği bir zamandı.
Erzurum’da okullar kapandı, rahmetli ağabeyimin memur olarak bulunduğu ilçede bu yaz da, kış masraflarım için çalışacak ve geri döneceğim, yani birkaç aylık misafirim burada.
İki üç gün çevreyi tanıyıp, hangi işi yapacağımı planladıktan sonra kavun-karpuz toplama işine karar verdim.
Sabah namazı vaktinden az evvel kalkıp, işçilerin toplandığı hal yakınlarındaki meydana gittim.
Kırk-elli kadar işçi bekleşiyor.
Bazılarının ellerinde simit, poğaça filan var, kahvaltı yapıyorlar.
Belli ki oruç bu işçilerin yanına pek uğramamış.
Etrafta küçük seyyar tezgahında sıcak simit satan yaşlıca bir emmimiz var. Simit kokularının birazcık uzağında bir tarafta işçilerin aralarına girip, içlerine katıldım.
Vakit ilerledikçe işçi sayısı artıyor, kamyon bekliyoruz.
Büyükçe bir kamyon ve ya TIR geldiğinde kamyonun üstünde bulunan ve işçilerin “dayı” olarak isimlendirdikleri kişi yukarıdan yaklaşık 50-60 işçinin bulunduğu topluluk içinden bana da “sen gel” derse o gün kamyona binip Akhisar’ın Sazoba, Şenoba ve Çobanhasan civarlarında kavun ya da karpuz toplamaya gideceğim.
Öğlene doğru güneş iyice kızdırmadan çuvallara doldurduğumuz kavun veya karpuzları sırtımıza vurup, getirip yol üstünde park eden kamyon’a, kamyonun içine boşaltacağız.
Eğer dayı beni seçer de kamyona binip gidersem o gün akşam üzeri yevmiyemi alacağım.
Oldu da dayı sizi seçip kamyona almadıysa, o gün işsiz kaldınız.
Bu belayı yaşadığım için iyi bilirim, işzizlik zor bir derttir, Allah ihtiyacı olan hiç kimseyi işsiz bırakmasın.
Kavun-karpuz işçiliğinin üç önemli zorluğu vardır.
Birincisi, tarlalarda ürünlerin dışında çok uzun yabani otlar bulunur, sırtınızdaki ağırlıkla bu otlar arasından yürüyüp kamyona ulaşmak zordur, hele bir de bu yabani otlar sarmaşık cinsinden olursa işiniz daha da zorlaşır.
İkincisi, birkaç defa işe gittikten sonra sırtınızda soyulmalar olur, eğer taşıdığınız karpuz değil de kavun ise ve hafifçe çatlayıp akan kavun suyu soyulan yerlerinize ulaşırsa şiddetli acı verir.
Üçüncüsü de, yakıcı güneş altında çalışmak zordur, bu sebeple çok erkenden gidip öğlene kalmadan kamyonu doldurmak gerekir.
TARLADAN SOFRAYA SİSTEMİMİZİ GÖZDEN GEÇİRMELİYİZ
O yıllarda........
