Zam için fırsat kollayanlar
“İstanbul’da, Ankara’da, İzmir’de, Diyarbakır’da, Van’da, Edirne’de hiçbir vatandaşımız ‘Acaba bugün başımıza ne gelecek?’ korkusuyla uyanmıyor.
Ya da bu korkuyla yastığa kafasına koymuyor…
Sokaklarımızda bombalar patlamıyor, sınırlarımızdan kaçak terörist orduları girmiyor, şehirlerimizde mülteci kamplarına dönüşmüş çadır kentler de yok…
Güvenlik açısından Türkiye, komşularının aksine ‘nimet’ içinde yaşıyor.
Bu nimetin adı Erdoğan liderliğidir” demiştik…
Hakikaten büyük bir nimet…
Ancak Erdoğan bunları hayata geçirirken uluslararası kaos ve krizlerden beslenenler, ‘her şeyi yine fırsat bilerek’ ticari ahlak dışı hamleler yapıyor.
Enerji fiyatlarındaki yükseliş oranından kat be kat fazla zamlar yaparak keselerini daha da fazla doldurmaya çoktan başladı bile…
Çok kazanmak ve her halükârda çok kazanmak isteyen ‘ticari ahlaktan’ yoksun bir anlayış, maalesef yoğunlukla karşımıza çıkıyor.
İşini düzgün, temiz yapanları burada tenzih edelim ancak tüm bu saydığım nedenlerden dolayı düşen altın fiyatları nedeniyle vatandaş akın edince az kâr etmemek için altın satmayan bazı kuyumcuları, üç günde sebze ve meyve fiyatlarına yüzde 200 zam yapan pazarcıyı konuşmalıyız…
Kuaförlerin bile mazota zam geldi deyip traş fiyatlarına zam yaptığına dair şikayetler alıyorum.
28 Şubat 2026 öncesinde yani savaş başlamadan önce brent petrol yaklaşık 70-72 dolar seviyesindeydi.
Türkiye'de mazot fiyatı ise büyük şehirlerde (İstanbul, Ankara, İzmir) 60-62 TL bandındaydı.
Bu dönemde fiyatlar savaş öncesi istikrarlı seviyelerde seyrediyordu ve jeopolitik riskler henüz pompalara tam yansımamıştı.
Savaşın petrol........
