CHP’de liyakat tarifeye tâbi
Türk siyasi tarihinin karanlık koridorlarında, yıllardır kulağımıza çalınan pis kokulu hikâyeler artık resmî soruşturma dosyalarına da girdi.
CHP’de adaylığın; vizyonla, halkın teveccühüyle, emekle değil; ‘tamamla getir’ talimatıyla, siyah çantalarla ve milyonlarca Euro’luk ‘tarife’lerle belirlendiği iddiası resmî olarak karşımızda duruyor.
Gökhan ve Muhittin Böcek’in itirafları, bu mekanizmanın buzdağının sadece görünen kısmı gibi dursa da esas meselenin ana muhalefet partisinin içini çürüten sebeplerinden birinin ‘Adaylık Borsası’ iddiası olduğunu görmekte fayda var.
Bir belediye başkanlığı koltuğu, milletin emaneti olmaktan çıkmış, rant potansiyeline göre fiyatlandırılan bir meta haline gelmişse çürümeyi çok uzaklardan dahi görmek mümkün olabiliyor.
Büyükşehirlerin bütçesi ne kadar şişkinse, o koltuğun ‘piyasa değeri’ de o kadar yüksek oluyor.
Ne güzel ama değil mi?
‘Şehirlere kim daha iyi hizmet eder?’ sorusu akla gelmiyor, ‘Kimden daha iyi para alırız?’ diye soruluyor.
Halkın iradesi ise hiç düşünmeye değer değil zaten!
Genel Merkez’in kasası, sonra aracı baronların ‘yardım talebi’ telefonları devreye giriyor.
FaceTime’la, WhatsApp’la dönen para trafiği, X-Ray’den geçmesin diye iPad’lerin arkasına gizlenen sırt çantaları…
Bu tablo, siyasetten daha çok düpedüz korsan borsa operasyonuna........
