Mekke Anlaşması
Haçlı Seferleriyle başlayan Doğu-Batı çatışması ve İslam karşıtlığı, asırlardır süregelen bir dalga gibi zamanımıza kadar ulaşmıştır. Bu saldırılar, yalnızca din düşmanlığının ötesine geçmemiş; aynı zamanda Batı’nın ekonomik dar boğazlara girdiği dönemlerde bir çıkış yolu, imparatorlukların güç ve ihtişam gösterisine sahne olmuştur.
Doğu’nun Binbir Gece masallarını andıran göz kamaştırıcı zenginliği, Ortaçağ’ın karanlığında yoksullukla boğuşan Batılı devletlerin hayallerini süslemiştir. Bu nedenle Haçlı Seferleri, dini motiflerle süslenmiş bir perde altında, aslında Doğu’nun zenginliklerini yağmalamak için bir araç olarak kullanılmıştır.
Papa, dini duyguları körükleyerek bir yandan bu seferlere katılanlara cennet vaat etmiş, diğer yandan da Doğu’nun bereketli topraklarını işgal ederek bolluk ve zenginlik hayalini yüzbinlerce insana aşılamıştır. Böylece Avrupa’dan Balkanlar üzerinden Anadolu’ya, oradan Suriye ve Lübnan yoluyla Kudüs’e doğru devasa bir akın başlamıştır.
Bugün Ortadoğu’daki çatışmaların kökünde, Haçlı Seferlerini harekete geçiren iki temel sebep hâlâ canlıdır: Ortadoğu’nun zengin enerji kaynakları ve üç ilahi dinin kutsal........
