Hürmüz Boğazındaki Lokma
Dünya sofralarının ortasında, küçücük ama devasa bir lokma duruyor: Hürmüz Boğazı. Bu dar geçit, insanlığın damarlarında dolaşan enerji kanının en hayati atardamarı. Günlük yirmi milyon varil petrol ve küresel LNG ihracatının beşte biri, bu boğazın dar sularından geçerek medeniyetin çarklarını döndürüyor.
Ne var ki İran’ın İsrail ve ABD saldırılarına karşılık kendini korumak ve düşmanlarını zora sokmak için bu boğazı kapatma hamlesi, bu damarları sıkıp kan akışını durdurdu; bu yüzden petrol fiyatları yükseldi, bir varil petrolü yüz doların üzerine taşıdı. Bu yükseliş, yalnızca enerji piyasalarını değil; ticaretin yollarını, üretimin çarklarını ve finansın dengelerini sarsan zincirleme bir depreme dönüştü.
Petrol ve Gas üreten Suudi Arabistan, Kuveyt, Irak ve Katar’ın nefesi bu boğaza bağlı. Boğaz kapandığında, enerji akışındaki kesinti üretim maliyetlerini artırıyor; tedarik zincirleri kırılıyor, navlun fiyatları yükseliyor. Küresel ticaretin damarlarında sancılar başlıyor; enflasyonun ateşi yükseliyor, büyümenin nabzı yavaşlıyor, belirsizlik karanlık bir gölge gibi dünyanın ufkunu kaplıyor.
ABD ve İsrail’e karşı ekonomik baskı kurmak için yapılan bu hamle, Birleşmiş Milletler’i özel görev gücü kurmaya zorladı. Artık küresel istikrarın korunması, bölgedeki aktörlerin iş birliğine bağlı. Kısa vadede fiyat dalgalanmaları ve enflasyonist baskılar kaçınılmaz; uzun vadede ise üretim ve ticaret ağlarının yeniden şekillenmesi, yeni alternatif enerji ve........
