menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Fon yolsuzluğunu mu yazalım, haydi yazalım

16 0
yesterday

İstanbul Havalimanı’ndan 6. pistinin hizmete girdiğini yazacağım. Biliyorum okurlar itiraz edecekler, “Yatırım fonlarındaki skandalları yazsana” diyecekler.

Eşcinsellere yönelik geç kalmış operasyonları yazıyoruz.

İtiraz ediliyor, “fon manipülasyonu, on aydır tedbir alınmadan kendi haline bırakılmış. Onu yazsana.”

Ailenin çökmesi anlamına gelen eşcinselliğe “hak” gözüyle bakan muhafazakarların riyakarlıklarını yazıyoruz.

“Onları boş ver Ali bey, fon skandalıyla birileri 826 milyar TL götürmüş, ondan bahsetsene” uyarısı alıyoruz.

Önce şunu belirteyim.

Bahsedilen manipülasyon veya yolsuzluk ya da küçük yatırımcıyı dolandırmak iddialarına, “lekelenmeme hakkı” ve “masumiyet karinesi” gibi kavramlar üzerinden yaklaşsak nasıl olur?

Durun arkadaşlar, hemen bağıra çağıra bize itiraz etmeyin.

Sizin nabzınızı ölçmek istedim.

Ekrem İmamoğlu yolsuzluk yaptığında  bizim önümüze getirip koyduğunuz kavramları, bir başka olayda da ben önünüze koydum.

Ekrem İmamoğlu’nun yolsuzlukları için kullandığınız bu kavramları, şimdi fon yolsuzluğunda da kullanıyorsanız, olaya dürüst şekilde yaklaşıyorsunuz demektir.

Ama Ekrem İmamoğlu’nda yolsuzlukların üzerini örtmek için kullandığınız o iki kavram, şimdi fon yolsuzluğunda aklınıza gelmiyor, hatta ben sadece sizin çelişkinizi ortaya koymak için size hatırlattığımda bana hemen “Vay sen de mi onlarla ortaksın?” tepkisi gösteriyorsanız...

İşte buradaki çelişkinizi yüzünüze vurmamız lazım.

Yapmaya çalıştıkları algının şu yönünü de hatırlatmamız lazım.

Turgut Özal döneminde, çalışanlara konut edindirme amacıyla maaşlarından küçük bir kesinti yapılıyordu. Amaç şuydu: Devlet bu kesintiyi biriktirecek, değerlendirecek, belli bir süre sonra o çalışan ev almak istediği zaman, kendisine toplu ödeme yapılarak, alınacak evin en azından peşinatı, belki yarısı karşılanmış olacaktı. 

Bir süre sonra öğrendik ki, o toplanan paraların büyük kısmı hiç edilmiş. 

Tabii ki o zamanki siyasi iktidar. (ANAP. Sonraki dönemde de, DYP-CHP)

Yine AK Parti iktidarı öncesinden bir örnek daha vereyim. Milli Eğitim Bakanlığının öncülüğünde, İlkokul öğretmenlerine ev kazandırma amacıyla büyük bir arsa alınmış, öğretmenler de yaptıkları ödemeler karşılığında bu kooperatife ortak edilmişlerdi.

İlkokul öğretmenlerinin parasıyla alınan arsanın hukuki sorunları olduğu ortaya çıkmış ve para batmıştı.

Siyasi iktidar, bu işte aracılık ettiği için birebir sorumluydu.

Ama ne konut edindirme yardımı olayında ne de İLKSAN olayında siyasiler ciddi bir hesap vermediler.

Onlar hesap........

© Haber7