Kadın gerçek değerini İslam medeniyetinde bulmuştur
Batılı devletlerin ortaya koyduğu bazı günler, değişik adlarda ifade edilerek tüketim ve israf ekonomisi hayat bulmaktadır. Böylece kapitalizmin tüm çarkları acımasızca döner. Kimileri kazancına, malına mal katmaya devam eder. İnsanlar ise, bu tür günlerde onların bu çarkının esiri olmaya direnemediler. Böylece çarklar döner. Evet Dünya kadınlar günü kutlanmaktadır. Kadını her alanda ezmeye devam eden Batı sistemi onları avutmak adına bir günün adını Dünya kadınlar günü olarak ifade etmiştir.
Oysa Dinimiz; "Cennet annelerin ayakları altındadır" (Arapçası: الْجَنَّةُ تَحْتَ أَقْدَامِ الْأُمُّهَاتِ) ifadesi, Ahmed bin Hanbel, Nesâî ve İbn Mâce gibi güvenilir kaynaklarda geçen, senedi hasen/sahih kabul edilen bir hadistir. Bu hadis, annelere saygı ve hizmetin, cenneti kazanmanın en temel yollarından biri olduğunu simgeleyen, anne rızasının önemini vurgulayan mecazi bir ifadedir. Kadınlar hakkında Allah'tan korkun! Çünkü siz, onları Allah'ın emaneti olarak aldınız." (Müslim, Hac, 147). Hz. Muhammed'in (s.a.v.) Veda Hutbesi'nde ve çeşitli hadislerinde geçen "Kadınlar size Allah'ın emanetidir" sözü, kadınların korunması, haklarına saygı duyulması ve onlara iyi davranılması gerektiğini vurgular. Bu emanet bilinci; kadına şiddeti yasaklar, adaletli ve merhametli olmasını, onların Allah'ın bir emaneti olarak görülmesini emreder. Evet emanete çok iyi sahip çıkmak gerekir.
İnancımıza göre Kadın aynı zamanda bir Annedir. Anne olarak takdim edilmiş. Çok büyük değer verilmiştir. Anne hakkı defaten tüm ilahi mesajlarda yerini alır. Hakkının ödenmeyeceği belirtilmiştir. O nedenle modern dünyada Anne ve Babanın yeri olarak huzur evleri, yaşlı evleri, kendilerine verilmiş bir makam olarak algılanmıştır. Bir nevi Anne ve Babaya verilen değer bu kadardır.
Bizim medeniyetimizde Anne her zaman baş tacıdır. Osmanlı eserlerine bakarsanız onlarca Valide Sultan yatırımlarına rastlarsınız. Büyük eserler hala arzı endam etmektedirler.
Edebiyatımızda anneye verilen şiirlerden örnekler;
Çocukluğundur anne ! Ekmek arası yağdır, şekerdir. Bayramındır, Eli öpülesi, yürek kanatası. Gençliğindir anne ! Aşktır, özlemdir... Candır, canandır, yardır anne Yerine kimseyi koyamadığın Sevmelere doyamadığındır. ANNELER VE ÇOCUKLAR (SEZAİ KARAKOÇ) Anne öldü mü çocuk Bahçenin en yalnız köşesinde Elinde siyah bir çubuk Ağzında küçük bir leke Ak saçlı başını alıp eline, Kara hülyalara dal anneciğim! O titrek kalbini bahtın yeline, Bir ince tüy gibi sal anneciğim! Sanma bir gün geçer bu karanlıklar, Gecenin ardında yine gece var; Çocuklar hıçkırır, anneler ağlar, Yaşlı gözlerinle kal anneciğim! NECİP FAZIL KISAKÜREK Ne zaman görsem, dertli bir kadın, Acıyla kıvranıp, yanarım ANNEM. Düşürmem, dilimdedir hep adın. Seni tesbih gibi, anarım ANNEM. MUSTAFA EROL
İnsan, ne yaparsa yapsın, ne kadar iyi davranırsa davransın annenin hakkını asla ödeyemem. “Hiçbir evlâd babasının hakkını ödeyemez. Şayet onu köle olarak bulur ve satın alıp âzâd ederse, ancak o zaman babalık hakkını ödemiş olur.” (Müslim, Itk 25.) )
Batı adına özgürlük diyerek, hem aileyi meydana getiren tüm değer yargılarını ayaklar altına almıştır. Hem kadını her alanda en acımasız şekilde köle gibi kullanmaktan çekilmemiştir. Bugün Batıda nüfusun yaşlı olma oranı bir hayli yüksektir. Çoğu insan kendisinin geleceğinin en durumda olacağını bilmediği için çocuk edinmekten uzaklaşmaktadır. Sadece kendi hayatını yaşamayı planlamaktadır. Çünkü çocuk demek sıkıntı demektir. Yetişmiş insanlar için de; yaşlı demek sıkıntı demektir.
Hayat felsefesi bu olan bir oluşumlardan insan hakları beklemek hayalcilik olur. Olsun yine de bazı günleri durmadan ilan ederek, kapitalizmin çarklarının çalışması gerekiyor. üstelik bunu reklam piyasası ile beslerseniz, gel keyfim gel... Böylece kazancına, kazanç katan sermaye sahibi insanlar iyi ki, bu günler var, diye keyifleniyor lardır...
Evet dünya kadınlar günü adına etkinliklerin yapıldığı şu günlerde, acaba İran da öldürülen 160 kız çocuğundan söz ediliyor mu! merak ediyorum?
