Yeniden kanatlanma vakti!
Yıllardır anlatılan meşhur bir kartal hikâyesi vardır.
Rivayete göre kartal kırk yaşlarına geldiğinde hayatının en zor kararlarından biriyle karşı karşıya kalır. Yılların yükü artık bedeninde kendisini hissettirmeye başlamıştır. Pençeleri sertleşmiş, avını kavramakta zorlanır hâle gelmiş, gagası uzayıp göğsüne doğru kıvrılmıştır. Tüyleri ağırlaşmış, uçması da giderek zorlaşmıştır.
Önünde iki yol vardır.
Ya bu hâle teslim olacak ya da yeniden gökyüzüne yükselebilmek için aylar sürecek acılı bir değişimi göze alacaktır.
Rivayete göre kartal yaşamayı seçer.
Bir dağın zirvesine çekilir. Önce gagasını kayalara vura vura düşürür ve yenisinin çıkmasını bekler. Ardından yeni gagasıyla eski pençelerinden kurtulur. Yeni pençeleri çıkınca bu defa ağırlaşmış tüylerini tek tek yolar.
Yaklaşık 150 gün süren bu meşakkatli dönemin ardından yeniden kanatlarını açar, uçar ve avlanmaya başlar. Rivayete göre ömrüne yaklaşık otuz yıl daha katar.
Ama bunun bir bedeli vardır. Yeniden kanatlanabilmek için canının acımasını göze almıştır.
Salı günü Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın 182. Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’ndaki konuşmasını dinlerken ne hikmetse bu hikâye geldi aklıma.
AK Parti artık yolun başındaki bir siyasi hareket değil. Çeyrek asırlık bir geçmişten bahsediyoruz. Bu sürenin •’ni iktidarda geçirmiş, Türkiye’nin en ağır meseleleriyle uğraşmış, nice badirelerden geçmiş bir siyasi hareket…
Takdir edersiniz ki uzun yıllar iktidarda kalmak sadece başarı getirmiyor. Beraberinde birtakım riskleri de taşıyor.
Zamanla yorulanlar olur, bazı refleksler körelir. Milletle arasına mesafe koyanlar çıkabilir. Makamı hizmet vesilesi değil, imtiyaz olarak görmeye başlayanlar olabilir. Nereden geldiğini, niçin siyasete girdiğini unutanlar çıkabilir. Hatta........
