Bu Kadar Telaş Niye!
İnsanoğlunun bitmeyen bir telaşı var.
Daha iyi bir ev, daha güzel bir araba, daha yüksek bir makam, biraz daha fazla para, biraz daha konforlu bir hayat…
Sabah erkenden kalkıyor, akşama kadar koşturuyoruz. Bir yere yetişmeye, bir şeyleri tamamlamaya, bazen de birilerinin önüne geçmeye çalışıyoruz. Kazandıkça daha fazlasını istiyor, ulaştığımız her hedefin arkasından önümüze yeni bir hedef koyuyoruz.
Peki, bütün bu koşuşturmanın sonunda ne arıyoruz?
Galiba tek kelimeyle: Mutluluk…
Fakat çoğu zaman mutluluğu yanlış yerde arıyoruz.
Peygamber Efendimizin (sav) asırlar öncesinden yaptığı şu dünya tarifi, bugünün insanına yeniden okunması gereken bir hayat dersi veriyor:
“Sizden kim canı ve ailesi emniyet içinde, bedeni sağlıklı ve günlük yiyeceği yanında olarak sabahlarsa, sanki dünya bütünüyle ona verilmiş gibidir.”
Ne kadar sade, ne kadar sarsıcı bir ölçü!
Sabah evinizde korkmadan uyandınız mı? Bedeniniz sağlıklı mı? O gün yiyecek ekmeğiniz var mı?
Öyleyse aslında sandığınızdan çok daha zenginsiniz.
Ama insanın gözü çoğu zaman elindekini değil, başkasındakini görüyor.
Evi var, daha büyüğünü istiyor. Arabası var, modelini beğenmiyor. Sofrasında yemek var, çeşidini az buluyor. Sağlığı yerinde ama bunun nasıl büyük bir nimet olduğunun farkında bile değil.
Çocukları yanı başında fakat onlarla geçireceği zamanı başka şeylerin peşinde tüketiyor. Eşi yanında, dostları hayatta, anne babası sağ; fakat insan bütün bunların kıymetini bazen ancak kaybettiğinde anlıyor.
Oysa sağlık başlı başına bir servettir.
Peygamberimiz Resûlullah (sav), “İnsanların çoğunun aldandığı iki nimet vardır: Sağlık ve boş vakit.” buyuruyor.
Gerçekten öyle değil mi?
Hastane koridorunda sırasını bekleyen bir insana son model otomobilinizi anlatsanız ne olur?
Yoğun bakım kapısında evladından gelecek güzel haberi bekleyen bir babanın gözüne banka hesabınızın büyüklüğü görünür mü?
Bir nefesi rahatça alabilmek…
İki ayağının üzerinde yürüyebilmek…
Gece başını yastığa koyup ağrısız uyuyabilmek…
Bunların fiyatını hangi para birimiyle ölçebilirsiniz?
Bir de huzurlu bir yuva…
Peygamberimiz Sellallahualeyhivesellem, “Dünya bir metadır; dünya metaının en hayırlısı........
