Muhatâra
Üçlemelerin kuşattığı bir atmosfer... Teslis-i hâfi... Kim bilir? Belki şirk-i hâfi... Tümdengelim gemisine değil de tümevarım filikalarına binmekten ötürü belki... Evham, kuruntu, pimpirik ve benzeri küçültücü nitelemeler, hakikati toza boğsa da değişmiyor. Gözkapakları inince, gündüze gece demek... Aklı peynir ekmekle yemek...
Tefsir ve tevil arasında bir yerde sıkışmak... Yorumun yoruculuğunda aval aval bakışmak... Zarfın alımlılığına bakıp, gelmeyince itminan; hâdisât-u şuun, mazrufun kemliğiyle takışmak... Bağlaçlar........
