menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

GÖRENDER Harmancık’tan Türkiye’ye uzanan bir dayanışma hikâyesi

15 0
27.02.2026

Bursa Harmancık’ta bir köy derneği, uzun süredir sessiz ama güçlü bir örnek ortaya koyuyor. GÖRENDER, yani Gedikören Köyü Kültür ve Yardımlaşma Derneği, klasik dernek algısının ötesine geçen bir model sunuyor. Peki bu başarıyı mümkün kılan ne?

Şeffaflık ve açık sözlülük neden fark yaratıyor?

GÖRENDER’in mevcut başkanı Mehmet Ayhan ile yaptığımız görüşmede ilk dikkat çeken şey netlikti. Derneğin önceliği, maddi durumu olmayanlara destek sağlamak. Ardından üniversite ve lise öğrencilerine burs vermek geliyor.

Köyde cenaze olduğunda ise tüm defin ve taziye ikramları dernek bütçesinden karşılanıyor. Bu yaklaşım, “acı paylaşılır” sözünün somut bir karşılığı. Uzun süredir sürdürülen bu uygulamaya bizzat şahitlik edenler var.

Camilere yapılan tadilatlar da aynı anlayışın ürünü. Gösterişten uzak, gönül işiyle yapılan çalışmalar.

Kamu desteği olmadan sürdürülebilirlik mümkün mü?

GÖRENDER’in faaliyetleri Bursa’da değil, Türkiye genelinde örnek gösterilebilecek bir noktada. “Devlet desteği alıyor musunuz?” sorusuna verilen cevap ise dikkat çekici.

Mehmet Ayhan, “Tüyü bitmemiş yetimin hakkına girmekten Allah korusun” diyerek kamu kaynaklarına mesafeli durduklarını ifade etti. Kamuya faydalı projelerde bile, önce kendi imkânlarıyla zemini hazırlamayı tercih ediyorlar.

Ancak Kültür ve Turizm Bakanlığı ile ilişkili, tarihsel mimarinin canlanmasına katkı sunabilecek iki projenin hazırlığı sürüyor. Destek talep etmek yerine, projeyi olgunlaştırıp devlete teslim etme yaklaşımı benimsiyorlar.

Yerelden ulusala: Harmancık’tan çıkan model

Bu noktada bir karşılaştırma kaçınılmaz. Aynı şehirde bazı belediyelerde tartışmalar gündemi meşgul ederken, bir köy derneği sessizce sosyal dayanışma örneği veriyor.

Siyaseti araç haline getirip “raunt” peşinde koşan anlayışla, hizmeti merkeze alan gönüllü yapı arasındaki fark burada ortaya çıkıyor. GÖRENDER’in başarısı, bütçe büyüklüğünden değil, niyet netliğinden kaynaklanıyor.

Bursa Valisi Erol Ayyıldız’ın İzmir döneminden beri kamu yararına projelere verdiği hassasiyet biliniyor. Mehmet Ayhan da yakın zamanda valilik makamına ziyaret planladıklarını dile getirdi.

Bu temaslar, yerel inisiyatif ile kamu yönetimi arasında sağlıklı bir köprü kurulmasına katkı sağlayabilir.

Soru şu: Neden aynı samimiyet her yerde yok?

Köy derneği başkanındaki samimiyet neden bazı belediye başkanlarında görülmüyor? Neden gönüllülükle yapılan işler, kimi zaman milyonluk bütçelerle yapılamıyor?

Sorun kaynakta değil, yaklaşımda olabilir mi? Şeffaflık, hesap verebilirlik ve ortak akıl, aslında her kurum için geçerli ilkeler değil mi?

Çıkar olacaksa, bu çıkar vatan ve millet yararına olmalı.

GÖRENDER’in ortaya koyduğu model şunu gösteriyor: Gerçek hizmet, büyük sözlerle değil; sessiz ama istikrarlı adımlarla inşa edilir.

Belki de asıl mesele şudur: Biz hangi anlayışı büyütmek istiyoruz?


© Haber Gündemim