menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Hukuk sistemimizde umut hakkı şeklinde bir hak tanımı var mı?

12 0
15.09.2026

Umut hakkı, aleyhinde ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmolunan kişilerin belirli süre ceza infaz kurumunda kalmalarından sonra tahliyelerinin değerlendirilmesi gerektiğini savunan görüşü ifade etmektedir. Hukuki açıdan ve teknik manada umut hakkı denildiğinde akla öncelikli olarak kesinleşmiş mahkumiyet hükmü olanlar içerisinden ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alanlar ve cezası kesinleşerek infaz süreci devam edenler gelmektedir.

Türk hukuk sistemi ele alındığında hiçbir Anayasal ve yasal hükümde umut hakkına ilişkin düzenlemenin olmadığı görülmektedir. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin Uygulanması Hakkında Kanun’da koşullu (şartlı) salıverilmeden bahsedilmekte ise de bu müessesenin umut hakkıyla ilgisi bulunmamakta; umut hakkı ve koşullu salıverilme kavramları, karşımıza eş kavramlar olarak çıkmamaktadır. Koşullu salıverilme ülkemizde doğrudan uygulanan bir müessesedir. Oysa mevzuatımızda umut hakkı şeklinde bir tanımlama, tahliye sebebi, gerekçesi ve yöntemi yoktur.

Ülkemizin de tarafı olduğu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) 3. maddesinde “Hiç kimse işkenceye veya insanlık dışı ya da aşağılayıcı muamele veya cezaya tabi tutulamaz.” denilmektedir. Ancak burada tartışılması gereken husus, bir kişi hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmolunması ve bu cezanın mevzuat hükümlerine uygun şekilde infazına başlanması ile aradan belirli sürenin (örneğin yirmi ya da yirmi beş yılın) geçmesi; işkence, insanlık dışı, aşağılayıcı muamele veya bu türden davranış anlamına gelebilir mi?

Yargılamanın hukuka ve usulüne uygun yapılması, bağımsız ve tarafsız mahkeme önüne çıkılması, adil yargılanma hakkının ihlal edilmemiş olması, savunma hakkının kısıtlanmaması ve infaz koşullarının hukuka uygun olması halinde, yalnızca cezanın ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası olması veya fazlalığı ya da infaz süresinin uzunluğu, tek başına işkence, eziyet, kötü muamele, aşağılayıcı veya insanlık dışı muamele ya da davranış olarak görülebilir mi? Bu durum başlı başına bir tahliye sebebi olabilir mi? Bu soruların yanıtları olumsuz nitelikte olup “Hayır” şeklindedir.

Ülkemiz Anayasal ve yasal hükümleri ile AİHS’de umut hakkına ilişkin hiçbir ifade ve düzenleme yoktur. Yalnızca cezanın ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası olması, hükümlüye kötü muamele edildiğini, hükümlünün aşağılayıcı muameleye maruz bırakıldığını ve işkence gördüğünü ortaya koymamakta ve bu türdeki muamelelerin olduğuna delil teşkil etmemektedir. Kendisini bir hukuk devleti olarak tanımlayan ve mahkemelerince hukuka uygun şekilde karar verildiğini açıklayan bir ülkede de aksinin kabulü, devletin çelişkili davrandığını, kendi iç hukuk sisteminde ve uygulamasında tezada........

© Haber Expres Gazetesi