menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

SUÇA SÜRÜKLENEN NESİL!

63 0
12.10.2026

​Bir karıncayı ezmekten sakınan, toprağın tozunda merhameti büyüten çocuklardık.

​Anne babamızın tek bir kaş çatışından, bir göz işaretinden ne demek istediğini anlayan bir neslin çocukları... Hürmeti korkudan değil; sevgiden, edepten öğrenirdik.

​Peki, ne ara kaybettik içimizdeki o şefkati?

Ne zaman unuttuk bir canın dokunulmaz olduğunu?

​Son günlerde okullarımızın koridorlarına, sınıfların eşiklerine kadar sıçrayan şiddet sahneleri artık sıradan adli vakalar olmaktan çıktı; toplumun ruhunda açılan devasa bir yarığa dönüştü.

​Hayatının henüz baharındaki bir çocuk, gözünü dahi kırpmadan bir başka insanın yaşamına nasıl son verebilir?

Bir zihin; bir akranını veya öğretmenini yok etme soğukkanlılığına nasıl evrilir?

​Resmî bültenlerde, adliye koridorlarında sıkça duyduğumuz soğuk bir kısaltma var: S.S.Ç. Yani “Suça Sürüklenen Çocuk.”

​Sahi, sadece bir “sürüklenme” mi bu?

Bir çocuk bu girdaba kendi kendine mi kapılır, yoksa onu o uçuruma iten görünmez eller mi var? Yoksa hepimizin suskunluğu, her birimizin ihmali mi ördü bu cinnetin basamaklarını?

​Gelin, açık konuşalım: Bir zamanlar güven ve sınır anlamına gelen aile içi o sessiz bakışlar, yerini ekranların ardına hapsolmuş bir yabancılığa bıraktı.........

© Günışığı Gazetesi