DEĞİRMEN
Değirmen; tahıl gibi katı ve taneli maddelerin ezilerek veya parçalanarak toz haline getirildiği araç veya yerdir. Su değirmenleri, yel değirmenleri, el değirmenleri ve motorlu değirmenler vardır. Ve bir de hayat değirmeni...
Bazen yaşamı değirmene benzetirim ben. İnsanı da bir avuç buğday gibi görürüm. Buğday değirmene girdiğinde artık eskisi gibi kalmayacağını bilir mi? Bilmez mi? Bilinmez. Zaman geçtikçe insanoğlu değişir yaşadıklarıyla. Hayata gözlerini açtığı andan kapayacağı ana kadar başka bir karaktere dönüşür insan. Fıtrat değişmez ama bakış açısı ve tepkiler değişir.
İnsan ömrünü tüketirken tamamıyla kaybolmaz geçen zamanın içinde fakat günler geçtikçe başka bir şekil alır. Hayatın değirmeninden geçmeden kimse gerçek anlamda olgunlaşmaz. Acılar, sevdalar, mutluluklar vb. hepsi birer etkendir bu değişime.
Hayat kimi insanı yoklukla yoğurur, kimisini varlıkla. Bazıları yalnızlıkla terbiye olur, bazıları kalabalıklar içerisinde. Döner değirmen herkese bir başka. Kendi kabında herkes un ufak olur ve sonunda az ya da çok değişir.
Değirmenin taşı serttir. O sertlik, buğdayı un eder. Hayatın imtihanları da böyledir. Bizi zaman zaman ezer, yorar, hatta “Artık dayanamıyorum,” dedirtir. Fakat yıllar sonra geriye dönüp baktığımızda,........
