menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

YALAKALIKTA / DALKAVUKUKTA SINIR YOKTUR

49 0
07.09.2026

Hanpınarı’ndan Hanköyü’ne

Bir vesileyle 10 Ocak 2018 tarihinde Facebook sayfamda 1914 yılında Elazığ’da yaşanmış bir anekdotu paylaşmıştım. Aradan geçen zamana rağmen bu kısa ve ibretlik hikâyenin anlattığı gerçek, güncelliğini hiç kaybetmedi. Hatta zaman zaman çevremizde yaşananlara baktığımızda, bu anekdotun yalnızca geçmişte kalmış bir olay değil, insan tabiatının değişmeyen taraflarından birini anlatan önemli bir ders olduğunu görüyoruz.

Bu sebeple, anekdotu biraz daha detaylandırarak yeniden kaleme almak istedim.

1914 yılının günlerinden biriydi.

O zamanlar şehrin adı Mamûretü’l-Azîz’di. Şehir, yeni valisinin gelişini konuşuyordu. Mehmet Sabit Sağıroğlu, Sabit Bey adıyla bilinen yeni vali, Elazığ’a atanmıştı.

Haber birkaç gün içinde şehirde duyulmuş, ardından da hazırlıklar başlamıştı.

Yeni vali nasıl bir adamdı?

Nasıl bir idareciydi?

Şehre geldiğinde kimleri kabul edecekti?

Bütün bu sorular, özellikle şehrin eşrafı ve bürokratları arasında konuşuluyordu.

O devirde bir valinin şehre gelişi sıradan bir hadise değildi. Vali, yalnızca bir memur değildi. Devletin şehirdeki en yüksek temsilcisiydi. Bu nedenle şehrin ileri gelenleri, yeni valiyi karşılamayı bir vazife bildikleri kadar, kendilerini göstermek için de önemli bir fırsat olarak görüyorlardı.

Karşılama için Hanpınarı seçilmişti.

O gün daha sabahın erken saatlerinden itibaren Hanpınarı’na doğru bir hareketlilik başlamıştı.

At arabaları peş peşe geliyor, faytonlar birbiri ardına sıralanıyor, şehir eşrafından insanlar en güzel elbiselerini giyerek karşılama yerine gidiyorlardı.

Kimi yanında birkaç kişiyle gelmişti.

Kimi tanıdıklarıyla konuşuyor, kimi yeni valinin geliş saatini soruyor, kimi de etrafı gözleyerek kimlerin geldiğini anlamaya çalışıyordu.

Çünkü o gün yalnızca vali karşılanmayacaktı.

Bir bakıma herkes birbirini de........

© Günışığı Gazetesi