menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

SINAV KAZANANLAR DEĞİL, PARASI OLANLAR GİRİYOR!

29 0
30.03.2026

Amerikan yükseköğretim sisteminin “liyakat” üzerine kurulu olduğu uzun yıllar boyunca bizlere dayatıldı. Sanıyorduk ki ABD’de yükseköğretimde torpil olmaz. Sadece hak eden girer. Ama gerçek hiç de öyle değilmiş!

19-20 Mart 2026 tarihleri arasında ABD’de Boston’da ISDFS 2026 (International Symposium on Digital Forensics and Security) etkinliğini başarıyla tamamlamanın gururu ile Boston sahilinde oğlum Cihan ile dolaşıyorduk. Sahildeki oturma bankları ve masalarda “Varsity Blues, the Scandal within the Scandal” isimli ve üzerinde adalet terazisi bulunan kitap gözümüze ilişti. Kitabın yazarları John Wilson ve Leslie Wilson idi. 335 sayfa birinci kalite kâğıda basılmış bu kitap yol güzergâhımız üzerinde adeta serpilmişti. Oğlum Cihan, “Baba bu önemli bir kitap birer tane alalım” dedi. Meğerse bu konuda Netflix’te bir belgesel de yayımlanmış.

Büyük bir heyecanla bu kitabı okudum ve kendi kendime Vay be! Meğer liyakatin hâkim olacağını düşündüğüm Amerika Birleşik Devletleri üniversitelerinde ne dümenler döndüğü gerçeğini de böylece öğrenmiş oldum.

Varsity Blues: The Scandal Within the Scandal kitabında anlatılanlar, bu anlatının ne kadar kırılgan olduğunu gözler önüne seriyor. Dahası, bu yalnızca bir yolsuzluk hikâyesi değil; aynı zamanda sistemin nasıl suistimal edilmeye açık olduğunun da çarpıcı bir göstergesi.

“Bağış” mı, “Rüşvet” mi?

Skandalın merkezinde yer alan isim William Rick Singer, kendisini “danışman” olarak tanıtıyordu. Ancak gerçekte yaptığı şey, zengin ailelerin çocuklarını seçkin üniversitelere yerleştirmek için sistemin açıklarını ustaca kullanmaktı.

Singer’ın kurduğu yapı iki temel yöntem üzerine kuruluydu:

Standart test sonuçlarını manipüle etmek

Öğrencileri sahte sporcu kimliğiyle üniversitelere yerleştirmek

Bu noktada en çarpıcı unsur, yapılan ödemelerin çoğunun “bağış” olarak gösterilmesiydi. Oysa ortada klasik anlamda bir bağıştan ziyade, açık bir şekilde “para karşılığı yerleştirme” mekanizması vardı. Bu durum, etik ile hukukun sınırlarının nasıl bulanıklaştırıldığını gösteriyor.

Liyakat Sisteminin Çöküşü

Bu........

© Günışığı Gazetesi