İLKOKUL VELİLERİNE CİDDİ HATIRLATMALAR
29 yıllık bir öğretmen olarak aslında hep aynı şeyleri söylüyorum.
İlkokula başlayan her çocuk aslında hayatın en önemli dönemeçlerinden birine adım atıyor.
Bu dönem sadece çocuğun değil, ailenin de sınavıdır. Çünkü çocuğun ilk öğrenmeleri, ilk arkadaşlık deneyimleri, ilk öğretmenleriyle kurduğu bağ hep bu yıllarda şekillenir.
Çocuğun dünyaya bakışını, kendine güvenini, hayata dair umudunu bu yıllarda atılan tohumlar belirler.
İşte bu noktada anne ve babalara büyük sorumluluk düşer.
Çocuğun eğitiminde okul kadar evin, öğretmen kadar ebeveynin de etkili olduğunu unutmamak gerekir.
Çocuğun ders başarısı kadar duygusal gelişimi, özgüveni ve kendini ifade edebilme yeteneği de önemlidir.
Peki veliler olarak çocuğumuza nasıl davranmalıyız?
Onun gelişimini desteklemek için hangi soruları sormalı, nasıl bir yol izlemeliyiz?
- Küçük Sorular, Büyük Etkiler –
Çocuğunuz okuldan geldiğinde ona sorduğunuz sorular aslında onun dünyasında iz bırakır.
“Bugün kaç aldın?” sorusunu sürekli duyan çocuk, kendini sadece notlarla değerli hisseder.
Ama “Bugün seni en çok ne mutlu etti?”, “Arkadaşlarınla neler oynadınız?”, “Öğretmeninden yeni ne öğrendin?” gibi sorular sorulduğunda çocuk kendini değerli hisseder, anlatmaya başlar ve paylaşmayı öğrenir.
Çocuğunuza sadece derslerini değil, duygularını da sormayı ihmal etmeyin. Çünkü kalbi mutlu olan çocuğun zihni de öğrenmeye daha açık olur.
- Kıyaslamak Yerine Teşvik Etmek –
Maalesef pek çok velinin düştüğü hata, çocuğunu başkalarıyla kıyaslamaktır. “Bak Ayşe........
