NAKKAŞIM RABBİMDİR
Kudret kalemiyle boyanmış yüzü beğenmeyiz de kuaför kalemiyle boyanmış yüze meylederiz. Biri bedava biri parayla... Kudret eliyle verilmiş olanı beğenmeyiz de kul eliyle onu şekillendirmeye çalışırız. Vardır elbet hikmeti diye akletmeyiz de kendimize eziyet ederiz. Eksiksiz verilmiş bir kıyafet için teşekkür etmeyiz de yok şurası böyle burası öyle diye serzenişte bulunuruz.Ne diyeyim?
Onun kalbi beyaz; aklı hür, sesi gür, imanı bol, vicdanı pak, gönlü derya… Yüzü simsiyah olsa ne çıkar! Hem sonra siyah olsa kime zarar, hem beyaz olsa kime yarar! Herkes et ve kemikten giyinmemiş mi? Kumaşı rengarenk diye insanları suçlayacak mıyız? Hem onu Allah yaratmış öyle, kudret eliyle boyamış yüzünü. Ondan daha büyük bir ressam mı , sanatkâr mı var? Yüzü gözü boya içinde estetize edilmiş olana bakın da hakkın vermiş olduğu rengi ve şekli değiştirmeye çalışana üzülün.
Nakkaşım rabbimdir. O en güzel surette ve sirette yaratmıştır kulunu da kulu bunun farkında değildir! Kaşı gözü, eli ayağı tam olup da şükretmeyiz! Ya bir uzvu eksik olan ne demeli o zaman?
Her türlü ayrımcılığın kol gezdiği ve yurt edindiği kalplere belki de şifa olur yazdıklarımız. Yüzü kara diye dışlanan var da kalbi kara diye dışlanan yok! Teni kara diye uzak tutulan var ama ruhu kara diye ırak edilen yok!
Dışı mamur içi harap olmaktansa dışı harap içi mamur olmayı yeğlerim. “Bu zamanda para eder mi?” diye sorarsanız eğer evet para etmez ama rabbimin katında kıymetim olur derim.
Rabbim sen en güzeli bilensin, en doğruyu, en şaşmazı... Bizleri yolundan çıkanlardan eyleme, hakkı bilenlerden eyle! Kudret eliyle yüzü nakşedilenlerden eyle, kalbi sen aşkıyla atanlardan kıl bizi, gönlü sen mürekkebiyle tezhip olanlara meylet, sen hattıyla kaderi yazılanlara ekle bizi.
“Yüzü simsiyahtı. Ama kendisi boyamamıştı ki! Kaldı........
