menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

PORSELEN BEBEKLER

21 0
10.04.2026

Geçenlerde bir hikâye okudum; 8 yaşına kadar annesi "tehlikeli" dediği için merdiven inmemiş bir çocuktan bahsediyordu. İlk kez basamaklarla karşılaştığında dizlerinin bağı çözülmüş, olduğu yere yığılmış. Sadece fiziksel bir çöküş değil bu; bir özgüvenin, bir hayatta kalma refleksinin daha doğmadan boğuluşunun resmi.

Biz bu çocuklara "Porselen Bebekler" diyoruz. Üzerlerine titrediğimiz, vitrinin en üst rafına koyduğumuz, rüzgâr değmesin diye pencereleri sıkı sıkı kapattığımız o güzel çocuklar... Peki, biz onları hayattan korurken aslında onları hayattan çalıyor olabilir miyiz?

Sevgi mi, Sabotaj mı?

Bir ebeveynin "Ya bir şey olursa?" korkusu dünyanın en saf ama en tehlikeli duygusudur. Çünkü bu korku kontrolden çıktığında, çocuğa verilen gizli mesaj şudur: " Dünya korkunç bir yer ve sen onunla baş edemeyecek kadar zayıfsın."

Bugün sokaklarda, ofislerde, kafelerde "yetişkin porselen bebekler" görüyoruz. 30'lu yaşlarına gelmiş ama annesinin onayı olmadan........

© Günışığı Gazetesi