menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

ODYSSEUS’UN DİREĞİ

40 0
17.04.2026

Homeros, Odysseia’da yalnızca bir kahramanın on yıllık eve dönüşünü anlatmaz. O, insan ruhunun en karanlık, en çalkantılı ve en kırılgan derinliklerine de ayna tutar. Odysseus’un Sirenlerle karşılaşması, tam da bu yüzden mitolojik bir maceradan ibaret değildir; insanın kendi iç sesiyle, karşı konulmaz arzularıyla ve ölümcül cazibeyle verdiği ezeli mücadelenin ta kendisidir.

Sirenler büyüleyicidir. Sesleri öylesine tatlı, öylesine baştan çıkarıcıdır ki, onları duyan denizci iradesini yitirir, gemisini kayalıklara sürükler ve sonsuz bir unutuşa yelken açar. Bu cazibe, dışarıda bekleyen bir tehlikeden çok, içimizdeki derin bir çağrıdır: Anlık haz, yoğun duygu, bastırılamaz dürtü ve “bir anlığına her şeyi bırak, her şeyi unut” vaadi.

Bugün Sirenler Ege’nin mavi sularında değil. Onlar bir “mesaj atma” dürtüsünde, tartışmanın ortasında yükselen öfke dalgasında, terk edilme korkusunun boğazı sıkan fiziksel acısında ya da içimizde ansızın açılan dipsiz boşluk hissinde beliriverir. Modern psikoloji, bu deneyimleri özellikle Sınırda Kişilik........

© Günışığı Gazetesi