NE MUTLU GAKKOM DİYENE
Yeryüzünde her bir toplumun kendine has değer yargıları, farklı inançları, mit’leri, ritüel’leri, günlük yaşam biçimleri ve de dilleri vardır.
Saydığımız her bir ögenin aynı zamanda kendi içinde biçimsel, sayısal veya sözel özellikleri de vardır.
Yukarıda saydığımız ögelerin çoğunun genel manada kültür olgusunun içinde yer aldığını rahatlıkla söyleyebiliriz.
Fakat bunların bir tanesi var ki, onu biraz ayrı bir yerde tutmak ve irdelemek lazım. Çünkü bu ögelerin çoğu sözel bir anlatım ile ifade edilip yaşatılırken; dil, hem sözel hem de sayısal bir ifade şekli ile kendine özgü bir yer tutar ve yaşatılır.
Aslında dil, tüm saydığımız bu ögelerin hepsini anlama, tanıma ve aktarma vazifesini üstlenir. Kelime anlamı olarak dil: İnsanların duygu, düşünce ve isteklerini ses, sözcükler ve terimler aracılığıyla başkalarına aktardığı, belli bir matematiği ve kuralları olan bir iletişim şeklidir. Her dilin kendi içinde anlam yapıları, kuralları ve ifade edilme şekilleri vardır. Türkçe'de de bu aynı şekildedir.
Dilin genel kuralları olmakla birlikte; konuşulduğu toplumun alışkanlıkları, telaffuz etme şekilleri, sosyal statü veya coğrafi bölge etmenleri dilin yapısında bazen farklı kelimelerin oluşmasına veya farklı şekilde telaffuz edilmesine neden olabilmektedir. Burada, bu kelimelerden bir olan ve Elazığ ilinde adeta o şehrin bir diğer adı veya etiket İsmi olabilecek bir kelime üzerinde duracağız.
Çeşitli illerde farklı söylenme şekilleri olmakla birlikte, Elazığ ilinde genel olarak; “Gakko, Gakgo veya Gakkoş” olarak ifade edilen bu kelimenin, çıkış noktası ve anlamı üzerinde duracağız.
Bir kelimenin nereden geldiğini ve kökünün ne olduğunu anlamak için kökenine veya o kökün ait olduğu dil yapısına bakmak lazım.
Türk dilinin( Türkçe) mensup olduğu Ural-Altay dil ailesi ve onun alt guruplarından biri olan “Oğuz Türkçesi” genel olarak ülkemizde konuşulan Türkçe’nin ait olduğu dil gurubudur.
Gakko, gakgo veya gakkoş kelimesinin kökü de bu dil gurubundan gelmektedir. Kelimenin asıl kökü, ”Ka” olmakla birlikte (akraba, arkadaş) anlamını ifade etmektedir. Yine “kadaş” kelimesi( dost, akraba, birader) anlamlarına gelmektedir. Türkmen Türkçesinde “baba” kelimesinin karşılığı olarak karşımıza çıkan “kaka” kelimesi, yine Azerbaycan Türkçesinde “Ağabey” kelimesi yerine kullanılan “gağa” kelimesi yine bu kelimenin yani “gakko, gakgo, gakkoş” kelimesinin çıkış noktlaları gibidir aslında. Dilbilimcilerin üzerinde yoğunlaştığı ve genel fikir birliğine vardığı kanı budur. Onlara göre hem bu coğrafyalardaki kullanım şekilleri hem de kelime kökü olarak (ka) hecesi ve yanına eklenen hecenin tekrarı bu kelimenin ana yapısını oluşturmuştur. Yani “ka” hecesinin yanına bir “ka” hecesi eklenerek, “kaka” kelimesi meydana gelmiş ve bu kelime zamanla bölge insanının da genelde isimleri kısaltıp son hecelerine (o) takısı getirerek (Musto, İbo, Memo) isimlerinde olduğu gibi farklı formlar katmasıyla bugünkü halini almıştır. Anlaşılacağı üzere kelime başındaki “k” harfinin “g” olarak söylenmesi de Oğuz Türkçe’sinin Eski Türkçe’deki “k” harfini “g” harfiyle yer değiştirmesinden ötürü söylem “kaka” kelimesi yerine “Gakko” kelimesine dönüşmüş bu şekilde ifade edilmiştir. Tabi ki bu kelime, dediğimiz üzere farklı illerde farklı ağızlarla ifade edilmiş; bazı illerde(Keko), bazılarında(Keki), bazılarında( Keke) ve nihayetinde Elazığ İlinde ise ( Gakko, Gakgo, Gakkoş) şeklinde telaffuz edilmiştir. Tabi ki bu kelime adeta Elazığ İlinin bir markası, bir sembolü ve de etiketi haline gelmiş ve bu şehirle özdeşleşmiştir. Kelime anlamı olarak;(Abi, kardeş, sevilen ve sayılan kişi, dayı) anlamlarını ifade etmektedir. Elazığ İlinde kişilerin günlük hayatta birbirlerine hitaben isimleri yerine bu kelimeyi veya hitabı kullanması hem çok yaygın hem de çok saygın bir anlam taşımaktadır. Kelimenin anlamı ve söyleniş şekli ile verdiği güven, huzur ve samimiyet duygusu; hem kişiler arası ilişkilerin sağlam temeller üzerinde kurulmasına katkı sunmakta, hem de sosyal birlikteliğin ve şehir kültürünün idame edilmesine imkan tanımaktadır. Bu kelime, öylesine hitap sözcüğü olmaktan ziyade; soylu bir düşünceyi, içli bir sevgiyi, sarsılmaz bir beraberliği ve yıkılmaz bir geleceği ifade etmektedir. Aynı zamanda tarihten gelen bu emanet kelime, şehrin değerleri ile olan gönül bağına, onlara olan tutkusuna ve geçmiş ile geleceğine olan saygısına bir işarettir. Yine bu kelime Elazığ insanın günlük hayatta kullanılan bir sözcüğü alıp onu içselleştirerek kendi üzerine yapıştırdığı, ayrılmaz parçası kılarak, onun ile gerçek kimliğinin gücünü sergilediği bir ifade şekline dönüşmüştür. Her seferinde Elazığ şehrinin kadim bir medeniyet mirası olduğuna dair atıfta bulunuruz. İşte bu kelime, bu atıfın en küçük örneklerinden biri olup, geleceğe kültürel bir öge olarak taşınmakta ve geçmişin mührünü yarına vurmaktadır. Söylenince yürekleri titreten, bir o kadar da korumacılığı, babacanlığı ve yüksek bir erdemi ifade eden bu kelime, aynı zamanda üzerine isim olarak yapıştığı Elazığ Şehri ve insanının erdemini ve irfanın da göz önüne sermektedir. Küçük Asya veya Küçük Hazar olarak ifade edilen Elazığ Şehri, bu kelime(Gakko) gibi yaşattığı ve barındırdığı yüzlerce değeri ile Asya’nın küçük bir kopyasıdır. Günümüzde hala yaşatmakta olduğu öz Türkçesi ile, halk oyunlarıyla, musikisiyle, tarihi kalıntıları, gastronomisi, kendine has yaşam modeli, öz benliğini yaşayan ve yaşatan insan profiliyle Elazığ Şehri ve insanı geçmişin günümüze bıraktığı bir parmak izi gibidir adeta. Ne mutlu tüm bu güzelliklere sahip olan şehir insanına. Ne mutlu Elazığ’lı olana. Ve “Ne mutlu Gakkom,gakgo, gakkoş'um diyene”
Teknik Kaynak: Türk Dili Dergisi( 578. Sayı Şubat 2000)
Yazar: Cebeli Yerlikaya
