ELAZIĞ İÇİN BİR SÖZÜM VAR
İstanbul'dan memleketime bakarken...
İlk yazının bir merhabası olmalı.
Yıllar önce senden ayrıldım. İstanbul'da okudum, hukukçu oldum. Otuz yılı aşkın meslek hayatımda adliye koridorlarında, şirketlerde, müzakere masalarında hayatın farklı yüzlerini gördüm.
Ama insanın memleketiyle arasındaki mesafenin kilometreyle ölçülmediğini zamanla öğrendim.
Bugün İstanbul'dan Elazığ'a baktığımda daha büyük, daha modern bir şehir görüyorum. Üniversitemiz, sanayimiz, hastanelerimiz, yatırımlarımız var.
Ama bir soru da zihnimi kurcalıyor:
Elazığ, sahip olduğu büyük potansiyelin karşılığını gerçekten alabiliyor mu?
Bugünlerde yatırım, sanayi, turizm ve istihdam yeniden konuşuluyor.
Bunların hepsi kıymetli.
Fakat otuz yıllık hukuk hayatının insana kazandırdığı bir alışkanlık var:
Söylenene değil, sonuca bakarsınız.
Kaç yatırım gerçekleşti?
Kaç gencimize istihdam sağlandı?
Kaç gencimiz “Geleceğimi Elazığ'da kurabilirim” diyebiliyor?
Çünkü şehirler toplantılarla değil, sonuçlarla büyür.
Ben bu köşede doğru yapılmışsa hakkını teslim etmek, eksikse sormak, yanlışsa eleştirmek istiyorum.
Ama yalnız şikâyet etmek istemiyorum.
Çünkü Elazığ'ın yeni bir şikâyetçiden çok yeni fikirlere ihtiyacı var.
Bu şehrin yeterince........
