GÖNÜL ALMA
İlimiz Faal Futbol Hakemleri ve Gözlemcileri Derneği ile İl Hakem Kurulu başkanlığı geleneksel iftar yemeğinde bir araya geldiler.
Futbol organizasyonlarının ilk akla gelen ve temel taşlarından biri olan hakemler spor taban birlikleri ile iftar yemeğinde buluştular.
Dernek başkanı Alper Kaymaz kardeşimiz daveti üzerine TÜRFAD olarak ben ve yönetim kurulu 2. başkanımız Vedat Gür ile birlikte katıldık.
Fakat başkanlık görevimiz nedeniyle değil de eski bir hakem olarak beni davet eden Alper kardeşime ayrı bir teşekkür etmem gerekir. Hakem camiasında yaklaşık 18 yıl görev almam ve akşam ki organizede de eskiler ile hasbihal etmemiz çok iyi oldu diye düşünüyorum.
İzmir İl Hakem Kurulunda görev yapan eski FİFA kokartlı Elazığlı büyüğümüz İlhan Sayılan ile de tanışma fırsatımız oldu.
Yemekte her ne kadar eski idareciler ve yöneticiler olsa da yeni yüzler ile tanışıp hakemlik üzerine konuşmak daha bir haz verdi bana.
Gençlerden oluşan hakemlerin geleceğe yönelik arzu ve isteklerini bir arada olmaları ile bağdaştırmak gerekir ama bence daha çok zamanları olduğuna inanıyorum.
En başta saygı denilen büyük bir değere tutunmaları ve bu doğrultuda hareket etmeleri gerekir.
İlhan Sayılan hocamızın kendi döneminde olduğu gibi şimdi de İzmir’de uyguladığı disiplin sistemine hayran kalmak ile birlikte o disiplini ilimizde maalesef görmedim.
Büyüklere olan değer ve en önemlisi saygı yok denecek kadar az.
İl Hakem kuruluna da hak vermek gerekir. Çünkü ilde hakem sayısının azlığı nedeniyle her bir hakemi pamuklara sarmalayıp; ‘’Aman ha bırakıp gitmesinler ‘’ düşüncesi hakim.
Gelişen teknoloji ile birlikte hakemlerin ekipmanları da değişimler göstermekte.
Yardımcı hakemlerin kulaklık ile amatör maçlara çıkmaları müthiş bir uygulama. Fakat bu kolaylığı maçlara yansıtamadıktan sonra ne anlamı kaldı ki?
Şimdi güzel bir akşam yemeğinden akılda kalan bunlar mı? Diyenlere şunu söylemek isterim.
Eski bir hakem olarak gördüklerime inanamıyorum ve sinirleniyorum.
Bu imkanların yarısı bizim zamanımızda olsaydı bırakın en iyi maçı süper ligde çok rahat maç idare ederdik.
Güzel olan olayları hep dile getirir ve takdir ederim.
Ama futbol denildiğinde ilk akla hakemlerin hataları geliyorsa herkes şapkasını önüne alıp bir kez değil birden fazla düşünceye girmeli.
Elazığ’da değer verilmeyen hakem geçtiğimiz hafta İstanbul bölgesi olarak 1. Ligde dördüncü hakem olarak sahaya çıktı.
Bunlar yaşanırken iftar yemeğinin menüsünden bahsetmek çok yanlış olur.
İnşallah yemekte bir araya gelen hakem ve gözlemciler MHK ve TFF’ye karşı daha dirayetli ve tek ses olarak profesyonel hakemi olmayan ilimizden çok sayıda hakemleri vitrine çıkartırlar.
İlhan Sayılan hocamızın İzmir ilinde olması her ne kadar bizleri sevindirse de kendi ilimizde de bu başarıyı sağlayamamanın üzüntüsü var.
Yine de umutların tükenmediğini söylemek en evla olanıdır sanırım.
EN FAZLA SÜPER LİGDE VAR
Her müsabaka sonrası hakemlerin ne kadar kötü olduklarını dile getiren spor kamuoyu; son haftalarda süper lig maçlarında yaşanan hatalar sonrası bence amatör hakemleri pek eleştirmeyin.
Verilmesi gereken kartlar, teknik ekiplerin dördüncü hakemleri ablukaya almaları ve akabinde oluşan skor değişiklikleri. Tüm bu olaylar milyon dolarlık maçlarda ve tüm ülkenin gözü önünde yaşanıyor.
TFF ve MHK kulaklarını ya kapatmış ya da kapatmak durumunda kalarak yaşananları izliyor.
Futbolda kural herkes için işlenmesi zorunlu ise ve bu kurallar birkaç takım için essss geçiliyorsa ülkemizde futboldan bahsedilmemesi gerekir.
Bizlerde amatör maçta hakem yanlış bayrak kaldırdı, atılan gol öncesi faul vardı da hakem görmedi gibi konuları konuşup düzelmesini bekliyoruz.
Elazığspor’un geçtiğimiz sezon olduğu gibi bu sezonda hakemler tarafından hakları yenildi.
Ne kadar sesimizi duyan oldu ve gereken yapıldı.
Netice itibariyle hakemlerin en tepesi olmadık hatalar yapıyorlar.
Düzeltirler mi bilinmez ama; ‘’Kötü örnek emsal teşkil etmez’’ sözüyle Elazığ hakemleri en az hata yaparak her sezon profesyonel sayılarını artırmalı.
Yazımın son cümlelerine Alper Kaymaz kardeşimin yemek programında olduğu gibi herkesin bir çatı altında toparlanıp başarıya ulaşmanın hesapları yapılmalı.
Kimseyi ötekileştirip, kalp kırmayıp ve ayrımcılık yapmadan hedefe odaklanılmalı.
