menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Yalçın, “Küçük” değildi!

73 0
14.04.2026

Kimi şahsiyetlerin zamana yenik düşen ya da zamanın kudretiyle tarihe geçen farklı ve birden fazla özellikleri vardır.

Bunu bilip “ölçü” tutturarak haklarında yorum yapmak sanırım doğru olmalı. Hatta öylesine şaşırtıcı halleri vakidir ki; delilik ile dahilik arasında gidip geldikleri de bilinendir…

Mesela BediüzzamanSaîdî Nursî / Kurdî böyledir ve coğrafyasında yaşadığı dönemdeki Saîd ile, sürgündeki Saîd farklıdır. Yurdundaki, topraklarındaki Saîd “Kurdî”dir. Sürgün ve uzak diyarlara gidince “Nursî”dir. Yani iki Said vardır.

Aynı durum Ziya Gökalp için de böyledir. 1908 meşrutiyet öncesi Ziya, Kürt meselesi ile ilgilidir, Kürtçe sözlük hazırlayacak kadar çaba gösterendir. Ulucami arkasındaki bir evde Kürt Münevverlerinin toplantılarına katılan ve Kürt fikriyatı üzerine kafa yorup önerilerde bulunan Ziya’dır. Ama 2. meşrutiyet sonrası başka bir Ziya zuhur eder. Ve “Türkçülüğün babası” olarak kabul görür. Yani iki........

© Güneydoğu Ekspres