menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

AÇIK BEDENLER ÖRTÜLÜ ZİHİNLER- I

14 0
10.09.2026

Kadın bir cerrahtı. İnsan bedeninin içini tanıyordu; katman katman, doku doku, damar damar. Göğüs kafesi açıldığında kalbin nasıl savunmasız kaldığını, midenin elde nasıl ağırlaştığını, bağırsakların karmaşık düzenini biliyordu. Bir bedene nereden girileceğini, ne zaman durulacağını, neyin kurtarılıp neyin feda edileceğini sezgisel bir kesinlikle yapardı. Ameliyat masasında tereddüt yoktu. Orada zaman netti. Karar keskin, sonuç görünürdü.

Ama ameliyathaneden çıktığında, her şey dağılırdı. Üzerindeki önlüğü çıkarır, elini yıkardı. Fakat zihnindeki ağırlık kalırdı. Çünkü zihnin kanı yoktu, kesi izi yoktu. Orada acı sessizdi ve tam da bu yüzden daha kalıcıydı.

Bu sessizlik meslekle başlamamıştı. Çok daha eskiydi. Kadınlığın içine yerleştirilmişti, evlerin, bakışların, cümlelerin arasında. “Yüksek sesle konuşma.” “Fazla isteme.” “Güçlü ol ama taşma.” Zihin bu talimatları yıllar boyunca saklamıştı. Öyle ustaca saklamıştı ki, kadın onları kendi düşünceleri sanıyordu.

Dört bin yıllık kapalı zihinler hapsi vardı bu sessizliğin içinde. Kapıları kilitli olmayan ama........

© Güneydoğu Ekspres