Gıda Yoksulluğu Toplumu Nasıl Otoriterleşmeye İtiyor?
Oysaki bunun insanın zihnini, ruh halini ve toplumsal davranışlarımızı da derinden yaralayan bir sorun olduğunu görülüyor. Bugün AKP iktidarı, gıda politikalarını toplumu şekillendiren bir araca dönüştürüyor. Bunun sonucu da toplumsal yapının kökünden değişmesi oluyor.
Gıda Yoksulluğu Ruh Sağlığını Nasıl Etkiler?
Gıda hakkımızın ihlal edilmesi, hepimizin zihninde kıtlık duygusu denilen bir hal yaratıyor. Gıdanın yetersizliği karşısında beynimiz adeta hayatta kalma moduna geçiyor. Başka pek çok düşünceyi geri plana itip tüm gücünü yemek bulma meselesine veriyor.
Gıda güvensizliği yaşayan, gıda hakkı sürekli ihlal edilen bir yurttaşın zihni durmadan şunlarla meşgul oluyor: “Bir sonraki öğün nereden gelecek?”, “Çocuklarım bu akşam ne yiyecek?” ya da “Market alışverişiyle faturalar arasında nasıl seçim yapacağım?” Bu iç gürültü düşünmeyi, doğru karar vermeyi, plan yapmayı ve sağlıklı değerlendirme yapmayı zayıflatıyor.
Gıda güvensizliği yaşayan yurttaşlar, ekonomik olarak daha güvenceli akranlarına göre belirgin bir zihinsel yıpranma yaşıyor. Bu, insanın kapasitesinin az olmasından değil, zihninin hayatta kalma kaygısıyla işgal edilmesinden kaynaklanıyor. Bakış açısı tünel gibi daralıyor. İnsan, tünelin ucundaki gıdaya o kadar odaklanıyor ki tünelin dışındaki diğer hayati konuları göremez hale geliyor.
Gıda hakkı ihlalleriyle ruh sağlığı sorunları arasında tek yönlü bir ilişki değil, birbirini besleyen yıkıcı bir kısır döngü bulunuyor. Gıdaya erişimdeki........





















Toi Staff
Sabine Sterk
Penny S. Tee
Gideon Levy
Waka Ikeda
Mark Travers Ph.d
Grant Arthur Gochin
Tarik Cyril Amar
Chester H. Sunde