Kumar Oynayanlara da Ceza Verilmeli
Türkiye, sessiz ama derinden işleyen devasa bir dijital uyuşturucunun, yani yasa dışı bahsin ve sanal kumarın pençesinde kıvranıyor. Ancak bugüne kadar hep "oynatana" odaklandık, baronların peşine düştük. Artık aynayı kendimize çevirme ve o acı gerçeği haykırma vakti geldi:
Bu bataklığı sadece kuranlar değil, "bile isteye" içine girenler, yani bizler ayakta tutuyoruz.
Gelin, birbirimizi kandırmayı bırakalım. İnternet üzerinden yasa dışı bahis oynayan hiç kimse o karanlık sitelere "yanlışlıkla" girmiyor. Kimse "bilmeden" tanımadığı şahısların IBAN hesaplarına, kripto cüzdanlarına binlerce lira yollayıp karşılığında dijital ekranlarda dönen sahte ışıkları satın almıyor. Bu bir kaza değil; bu, tırnak içinde ifade edelim, "bile isteye" işlenen bir kabahat, hatta bir toplumsal ihanettir.
Ekonomik bilanço öyle bir noktaya geldi ki, artık bu mesele sadece bir "kumar" sorunu olmaktan çıkıp doğrudan bir milli güvenlik meselesine dönüşmüştür. 2026 yılı verilerine göre Türkiye’de yasa dışı bahis pazarının yıllık hacmi 50 milyar doları (yaklaşık 1,7 trilyon TL) aşmış durumda. Bu para nereye gidiyor? Vergi yok, denetim yok, istihdam yok. Devletin bu trafikten dolayı kaybettiği yıllık vergi geliri yaklaşık 150 milyar TL. Bu miktar, bugün geçim sıkıntısı çeken milyonlarca vatandaşın refahı, inşa edilebilecek........
