menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

“Bir kariyer sadece “evet”lerle değil, “hayır”larla da inşa edilir”

49 0
26.02.2026

Bazı insanlar vardır; uzun süre arka planda kalır ama zamanı geldiğinde çok doğru bir yerden görünür olur. Sabırlıdır çünkü oyuncu olmak için heyecanla beklemiştir. Emine Meyrem böyle bir isim. Hayatı farklı ülkelerde geçmiş, iyi eğitimler almış, Paris’te yaşayan; edebiyatla, sinemayla ve uzun bekleyişlerle şekillenmiş bir yolculuğu var. Önce tıp okuyor, ardından edebiyat, sonra kültür yönetimi ve nihayet hayalini kurduğu oyunculuk.

Sinemasıyla kuşakların hafızasında yer etmiş Yavuz Turgul, yıllar sonra dijital platform için tasarladığı ‘Ayrılık da Sevdaya Dahil’ ile yalnızca yeni bir diziye değil; uzun süredir eksikliği hissedilen unutulmaya yüz tutmuş bir duyguya yeniden alan açtı. Bu anlatının en güçlü karşılıklarından biri ise dizinin merkezindeki Afife karakteriydi. Afife’ye hayat veren Emine Meyrem için izleyicinin “Bu kız kim?” sorusunu sormasıyla kendisini merak ettik. Tanıdık yüzlere alışkın projelerin içinde, bilmediğimiz, doğal, filtresiz ve kalıplara girmeyen bir kadınla karşılaştık.

Bu röportaj; yıllarca verilen audition’ların, bekleyişlerin ve vazgeçmemelerin ardından gelen bir başrolün hikâyesi. Aynı zamanda ayrılığın da sevdaya dahil olabileceğini bilen, hayata ve oyunculuğa acele etmeden bakan bir kadının içten anlatısı. Paris’te yaşayan Emine Meyrem İstanbul’a geldi, buluştuk ve kendisini daha yakından tanıdık.

Yavuz Turgul hayranıyım ben. ‘Ayrılık da Sevdaya Dahil’ dizi tasarımını yaptığı proje ile geri dönmesi heyecan yarattı. Dolayısıyla yıllar sonra bir diziyle gelince heyecanla açtım, izledim. Oradaki ilk şaşırdığım şeylerden biri de herkesin dediği gibi “Bu kız kim?” sorusu oldu. Bu soru aslında sizin de bildiğiniz bir şeymiş gibi geliyor. Hikâye nasıl gelişti? Siz bu projeye nasıl dahil oldunuz? Yavuz Turgul’un oyuncu seçiminde çok hassas ve zor olduğunu biliyorum. Çalışmanın da çok zor olduğunu oyuncu arkadaşlarımdan da biliyordum.

Hikâye şöyle gelişti: Menajerim Renda Güner ve Sinem sayesinde, bu ajans aracılığıyla oldu. Beni kimse tanımıyor ama aslında cast direktörleri ve audition verdiğim birçok yönetmen beni tanır. 13 senedir Türkiye’de audition veriyorum ama hep arka plandayım.

“Genelde tanınan yüz tercih ediliyor”

Yani çok yaklaştığınız ama olmamış projeler var mıydı?

Evet, çok oldu. Hep son aşamaya geliyorum, iki kişi arasında kalınıyor ve genelde daha tanınan yüz tercih ediliyor. Dijital, ana akım, sinema… Hepsi oldu. Bol bol sinema projeleri gözümün önünden geçti, olmadı. Ama bu meslek böyle. Her audition bir tohum gibi.

“Yavuz Turgul’un gözünden hiçbir şey kaçmaz”

Yavuz Turgul’la ilk karşılaşmanız ne zaman oldu?

2017’de “Yol Ayrımı” filmi için görüşmüştük. İki ay süren çok uzun bir audition süreciydi. O zaman Paris’te yaşıyordum, self-tape gönderiyordum, görüntülü çalışıyorduk. Sonra İstanbul’a geldim, iki gün masa başında çalıştık. O çalışmalara Şener Şen de katıldı. O iki gün boyunca hem çalıştık hem sohbet ettik. Yavuz Turgul’un gözünden hiçbir şey kaçmaz. Orada beni adeta radardan geçirdi. Ama o proje benim için olmadı.

“O rol Nihal Yalçın’ın rolüydü”

O kadar uzun bir süreçten sonra seçilmemek zor olmadı mı?

Tabii ki üzülüyorsunuz ama bu işin parçası. Birçok faktör var. Önemli olan o tohumların ekilmesi. Seçilmedim ama iki ay Yavuz Turgul’la çalışmış oldum. O rol Nihal Yalçın’ın rolüydü ve bence o role çok uygundu. Çok doğru bir karardı.

“Yol Ayrımı’nda çalışamadık ama aklımdasın”

Sizi unutmamış ve yedi yıl sonra yeniden arandıysanız…

Evet. Yedi yıl sonra beni aradı. “Yol Ayrımı’nda çalışamadık ama aklımdasın. Şimdi tam sana göre bir rol var” dedi. ‘Ayrılık da Sevdaya Dahil’ dizisi için Afife’yle geldi bana.

“Sete çıkana kadar inanmadım”

Bu kez süreç nasıl ilerledi?

Beş ay süren uzun bir çalışma oldu. Ama benden başka kimse de Afife için audition vermemiş. Bunu çok sonradan öğrendim. Aslında Yavuz Turgul herhalde Netflix’i ikna etmeye çalışıyordu. Çünkü çok taraflı bir onay mekanizması var. Benim Instagram’da o kadar az takipçim var ki ve Türkiye’de tanınan bir yüz, oyuncu değilim. Ama Yavuz Turgul “illa Emine” dedi ve sonunda herkesi ikna etti.

Bu süreçte yine “olacak mı olmayacak mı” duygusu yaşadınız mı?

Sete çıkana kadar inanmadım. Zaten hiçbir projede sete çıkana kadar kimseye söylemem. Her an her şey iptal olabilir. O yüzden uçmamak gerek.

“Babam beni Yavuz Turgul filmlerine........

© Gazete Pencere